Ads Top

Ayı Oynatıcılar { 80`ler }


Eskiden, çok eskiden..

Ben daha küçük bir veled`im.. 80`li yıllar, bana göre modern çocukluğa geçiş döneminin son kuşağı  diyebiliriz.  Bilgisayarların, comoder 64`lerin, gameboyların, tetrislerin hatta aterilerin bile olmadığı, çocukluğun çocuk gibi yaşandığı yılların sonları.


Sokakta üstümüzü başımızı anneden korka korka kirlettiğimiz, çayırda çimende top oynadığımız, çalılardan böğürtlem toplayıp, ağzımızı yüzümüzü böğürtlemin o morumsu, o pembemsi rengine çevirdiğimiz, mahalledeki meyve ağaçlarına daldığımız, bazen sahibi tarafından görülüp hiç durmudan kilometrelerce koşarak kaçtığımız, bazen yakalanmadan o küçük midemizi tıka basa şişirdiğimiz yıllar.
Park halindeki arabaların şöför tarafındaki camından bakarak, en fazla kaç km.`nin gözüktüğüne bakmak ve 180 veya 200 ibreyi gördüğümüzde arkadaşlarımıza yüksek sesle ve bir okadar heyecanla seslendiğimiz yıllar, hatta bu tip arabaları ilk bulanın define bulmuş gibi diğerlerine hava attığı yıllar.

Mahelle maçlarının eksik olmadığı, mahallenin abilerinden taktik destek aldığımız, mahallenin babalarından sponsor destek alarak ve harçlıklarımızı birleştirip zar zor bir tane meşin topu anca alabildiğimiz, yamalı pantalonlar veya yamalı eşofmanlarla anca top oynayabildiğimiz yıllar.

İşte bu yıllarda vardı Ayı Oynatıcılar, mahhelleye geldimi çoluk çocuk, büyük küçük demeden delirdiğimiz bir hadiseydi, ayı oynatıcılar. Uzaktan tef sesini duydukmu o, an ne yapıyorsak komple unutup, oynayan ayının peşine düşerdik. Ayı önde biz arkada, tef çalan çingene ayının yanında, ayının burnunda bir halka, halkaya bağlı bir ip, ipin ucu çingenede..
Tef çaldıkça ayı bir oyana bir buyana sallana sallana oynardı, herşey ayıya bağlıydı, ayı oynadıkça bizde oynardık, ayı azıcık delirse hemen uzaklaşır, öteden beriden, duvar kenerından, ağaç arkasından göz ucuyla ayıyı izlerdik, tef çalınca ayı başlardı oynamaya biz de yanına giderdik, çomakla ayıya dürter, birşey yaptığımızı sanardık. Çocuktuk nede olsa, evimizde PS2 miz yoktu, ya da oyun oynayacak bilgisayarımız, bir sürü çizgi film kanalı yoktu izleyip eğleneceğimiz, bizim çocukluğumuzda Ayı Oyanatıcılar ve o günahsız Ayılar vardı..
Çocuktuk, eğlenirdik neyin nasıl olduğunu bilmeden. Hasbel kader ayıya bağlıydı hayatımız, o an bir delirse, bir girişse bize sakokta katliam resmen, onlarca çocuk telef olacak.. işin garibi aileler de birşey demezdi bu duruma, demek ki o kadar içimize işlemiz, kabullenmişiz, o sokakta oynayan Ayıları, bizden saymışız :)
Bu Ayıcıkların en favori gösterisi de, hamamda karılar nasıl bayılırdı :)
Biz büyüdükçe Ayılar azaldı, bir zaman sonra hiç kalmadı, yasaklanmıştı ama ne diye yasaklandığını ve ne tepki gördüğünü hatırlamıyorum.
Güzeldi 80`ler de çocuk olmak, apartmanlarda büyümedik, çevremiz bu kadar kötü değildi, sokakta rahatça oynayabiliyorduk.. Şimdi bakıyorum çevremede çocuklar ya  bilgisayar başında oyun oynuyor, ya da dvd`de çizgi film seyrediyor vs...
Sokakta oynayan çocuklar nerde peki ?



Hikaye tarafımdan yazılmıştır. Kaynak gözterilmeden kullanılması yasaktır.
Yazan: Eser Sevinç

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.