Ads Top

Yazamıyorum ...

Bu sıralar uzun uzadıya yazı yazamıyorum. Aslında söylecek o kadar çok şey biriktirdim ki bir türlü faliyete geçiremiyorum.
En basitinden okuduğum onca kitabın kısa bir özetini çıkarıp, tanıtmak, paylaşmak istiyorum. Yaşadığım olayları, seçimleri, siyaseti, toplumsal tepkilerimi paylaşmayı o kadar çok istiyorum ki anlatamam. Bu yazamama durumu beni iyice kızdırmaya başladı.
Neden yazamıyorum ?
Nedeni belki çok basit gelebilir belki basit bir çözümü vardır ama bana bu durum fazlasıyla engel teşkil ediyor.
Vakti zamanında bilgisayarı odamdan salona taşımayla başladı bu uzun ve çetrefilli süreç.
Bilgisayar başındayken sigara içen birisiyim, ayrıca pek yalnız kalmayı sevmeyen bir yapıya sahibim diyebilirim. Devamlı etrafımda birileri olmalı, onlarla laflayacağım, iki sohbetin belini kırıp, bazen kızıp, bazen de kızdıracağım.
Bilgisayar odamdayken sigara içmiyordum, yattığım odada sigara içilmesine uyuz olurum, hem odaya kokusu sinmekte hem de duvarların, perdelerin, tüllerin vb... eşyların rengi solmakta, ayrıca sigaranın kokusu elbiselerime sinmekte ve giydiğim elbiselerde annemin kullandığı o mis kokulu yumuşatıcıların kokusunu alamazsam kirli diye geri çamaşırlığa atarım. Ev yaşantısında fazlasıyla titizim sanırım. Bu sebeğlerden dolayı ikide bir odadan çıkıp sigara içmek oyalayıcı bir iş gibi geliyordu, ayrıca bilgisayarın başında içilen sigaranın da tadı bir başka sanırım. Üstüne birde yoğun bir işle uğraşırken canın çektiği sigara ağır basıp, o işi yarım bırakıp geri geldiğinde aynı yoğunluğu ve konsantrasyonu bulamayınca yapmak istediklerimi tam yansıtamadığımı fark ettim.
Ayrıca yaz gelmiş oda küçük olduğu için, bilgisayarında etkisiyle fazla ısınıyor camı açtığımda evin arkasındaki çocuk bahçesinden fazla ses geliyor ve beklenen soğutma etkisini de görmüyordu.
Odamda benden başkası da olmadığı için kimseyle konuşamıyor fazlasıyla canım sıkılıyordu.

Günlerden birgün çözüm olarak bilgisayarı salona taşımakta buldum, ilk zamanlar çok hoşuma gitmişti bu durum, salon geniş ve rüzgar alan bir balkon kapısına sahipti, sıcak problemimi halletmiştim. Çocuk parkındna gelen belli belirsiz bağırışma sesleri de kesilmişti üstelik. Saigara keyfine de kavuşup, ev ahalisiyle de iki muhabbetin belini kırmaya başlamıştım.

Bu durum fazla sürmedi. Mutlu mesut yaşarken kış yaklaşmış babaannem köyden bize gelmişti. Ahali salondaki bilgisayar ilgi duynuş benden boşta kalan zamanlarda internette okey vb... vakit öldürecek işlere girişmişti. İşyerinde rahat oldğum için yazmak istediklerimi işyerinde yazmaya başladım, üstelik sessiz ve sakin bir ortamda kimse tarafından rahatsız edilmeden kısa sürede bu işimi halledebiliyordum.
Askere gideceğim için işten çıkmış günlerimi evde geçirmeye başlamıştım, dilediğim zaman yatıyor dilediğim zaman kalkıyor, istediğim zaman çarşıya çıkıyor, istediğim zaman dönüyordum ve bu durum fazlasıyla hoşuma gitmeye başlamıştı.

Ama evde durumlar değişmişti. Son bıraktığımdan beri ev halkı bilgisayara iyice alışmış, okey oyunlarının anasını ahlatmaktaydılar.
Babaannemin de kulaklar zor işittiğinden televizyonun sesi desibel sınırlarını zorlama derecesine ulaşmakta, saçma sapan o dizi müziklerinde ki kimi zaman keman sesi, kimi zaman ne olduğu belirsiz ince tiz sesler kulaklarımın sınırlarını aşıp beynimin içinde yankılanmaya, hatta beynimi kemirmeye başlamıştı. Üstelik; artık bütün gün evde olduğum için canımın her istediğinde bilgisayarın başına geçememekteydim. Zamanla ev halkıyla vardiya planı hazırlamış gibi ama yazılı ve sözlü dile getirilmeden, bilgisayar paylaşım saatlerini belirlemiş buldum kendimi. Ben genelde dışarı da çıktığımdan bu plan dahilinde sürem giderek azalmaya başlamış ve giderek bu durum aleyhime işlemişti. Sanki normal olan benim bilgisayara fazla oturmamam gibi bir hava dolaşmaktaydı ev içinde. Bunun üstüne okulu bitirdiğimden beri uzun bir ara verdiğim kitap okuma alışkanlığımı da geri kazanmış ve bunun neticesinde de bilgisayarla olan buluşmalarım neredeyse yokluk derecesine ulaşmıştı.

Durum bundan ibaret, yazı yazarken sessiz ve sakin bir ortam olması şart, yazıyı bütün olarak düşünüp kelimelere dökerken etraftaki yüksek sesler buna fazlasıyla engel olmakta ve yazmak istediklerimi bir türlü yazamamaktayım.

Bu durum askere gidene kadar da devam edecek gözüküyor, geceleri geç saatte vakit bulup bir fırsatını yakalarsan ne mutlu bana...

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.