Ads Top

Gözünü sevdiğim çayı iyiki varsın

Hey gözünü sevdiğim çayı iyiki varsın, seni bulandan Allah razı olsun, hayatımıza girdiğine binlerce şükürler olsun.

Yalakalıkta sınır tanımıyorum :) ama gerçekten bildiğiniz çay delisiyim sanırım.
Sabah uyanırım kahvaltıyla beraber bir demlik çayı bitirir, öyle çıkarım evden.
Gerçi bunda çalışmamamın vermiş olduğu zaman bolluğu da etken, ama çalışırken de işyerinde bir demlik çayı mideye indirdiğimi belirtmek isterim sayın okur.
Akşam eve gelirim yemeği yer yemez çayı demletirim, bolcana demletir, ev ahalisi ikişer bardakta kösüldükten sonra, demliğin geri kalan kısmını bitirip, dibini görene kadar içerim. Bazen olur ki ev halkından birisi fazla kaçırdımı bardak sayısını, haşlama yaptığım da olmuyor değil. (tadı pek güzel olmuyor, mecburi değilse tavsiye olunmaz)

Çözemiyorum çaydaki bu lezzeti, insan`ın hergün yiyip içtiği ve tadından bıkmadığı nadir doğal olmayan yiyeceklerden/içeceklerden sanırım. (Doğal yiyecek/içecek nedir dersek; su, meyveler vs...) Yerine başka içecekleri koymayı da denedim malesef olmuyor; kahve, cappucino, kola, meyve suyu, limonata vs... hergün de içilmiyor ki kardeşim, hatta yazın sıcaklarında bile çay istiyor canım. Faydasını da duymuştum ama pek hatırlamıyorum. Sanırım vücut ısısını yükselttiği için terlemeyi mi azaltıyordu, yoksa terlediğimizde kaybettiğimiz sıvıyı mı kazanıyorduk neydi tam çıkaramadım. Terlemeyle alakalı birşey olduğunu hayal meyal hatırlıyorum.

Hani çay`ın kankisi sigara derler ya, bereket bende o yok, hatta çay içerken pek sigarayı da aramam diyebilirim.

Vardır bunda bir hikmet muhakkak, bakalım askerdeyken çay kırizine girecekmiyim, ya da bulamayıp unutacakmıyım.

Zaman sen nelere kadirsin...

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.