Ads Top

Dut Ağacı

Sabah erken kalkmıştı. O gün için yapacak bir planı yoktu ama yine de güne erken başlamayı seviyordu, akşam geç yatmasına rağmen. Gözlerini açmış yatağının hemen sağındaki geniş camlı pencereden dışarıyı seyrediyordu. Pencerenin hemen önünde bulunun ve manzaranın bir kısmını kapatan dut ağacındaki kuşun sesini duyuyor ama göremiyordu. Uzunca bir süre merak etti o güzel melodiyi kulağına mırıldanan kuşu, ama; dut ağacının yaprakları o kadar çoktu ki, şarkı söyleyen kuşu görmesine engel oluyordu. Bir süre sonra ses kesilince anladı ki kuş o ağaçtan uçmuştu, belkide dut yediği için susup kalmıştı.

Yatağından kalktı ve kendine güzel bir kahvaltı hazırlama planı yaptı. Herşeyini planlı yapmayı çok seviyordu. En ufak birşey için önce plan yapar, sonra harekete geçerdi.
Güzel kahvaltının olmazsa olmazı taze ekmekti onun için. Sabahları fırına gidip taze ekmek kokusunu ciğerlerine çekmeyi seviyordu. Sadece o sıcak ekmek kokusunu ciğerlerinde hissetmek için bile gelebilirdi buraya. En tazesinden iki tane ekmek almış kaldırımda yürüyordu, terlikleriyle bastığı kaldırım taşlarına bakarak. Hergün gidip geldiği yoldu orası onun için. Sadece önüne bakar çevresiyle hiç ilgilenmezdi. Ne de olsa biliyordu o yoldaki herşeyi; ağaçları, evleri, sokakta oynayan çocukları, hatta hangi arabanın nereye park ettiğini de biliyordu.

"BAKARMISINIZ !"

Birden bu sesle irkildi, şaşırmıştı biraz, yaklaşık iki yıldır kullandığı yolda bugüne kadar kimse seslenmemişti ona, hiç tanıdığı da yoktu zaten oralarda. Şaşkınlığını üzerinden atınca hemen sesin geldiği yöne doğru yüzünü dönerek baktı.
Kendi yaşlarında, uzun boylu, hafiften uzun saçlı, gözleri kahverengi ve gözlerinin altı yorgunluğun izlerini taşıyan ve yüzünde en kirlisinden sakal olan, genel hatlarıyla bakıldığında farklı bir yanı bulunmayan, ama gözlerinin içine baktığında anlam veremediği tuhaf bir sıcaklık hissettiği genç bir adam gördü karşısında.
- Buyrun dedi. Sabahın verdiği mahmur sesiyle.

Genç adam elinde bir kağıt uzattı. Büyükçe bir kağıttı, yaklaşık A4 boyutlarında aqua renginde ve normal dosya kağıtlarından hisedilebilir bir kalınlıkta. İlk defa görüyoru böyle bir kağıt. Daha da şaşırdı.
- Şurada yazan adresi arıyorum. Dedi genç adam.
Soruyu duyunca kağıda olan ilgisi ve şaşkınlığı birden kayboldu.  Kağıtta oldukça güzel bir el yazısıyla yazılmış kısa bir adres bulunuyordu. Hatta gördüğü en güzel el yazılarından birisiydi. Bu kadar kısa bir adres için neden bu kadar büyük ve ilginç bir kağıt kullandıklarını düşündü.
- Biliyormusunuz bu adresi.
Genç adamın sesiyle tekrar kağıda ve yazıya olan ilgisi dağıldı.
- Evet.
- Evet biliyorum gideceğim yolun üzerinde, takip edin lütfen. Dedi
Genç adam hafifçe başını öne eğerek tamam anlamında onayladı.
Yolda hemen hemen yan yana yürüyorlardı, adam bir adım geriden geliyordu ve O adamın sağ tarafından yavaş adımlarla ilerliyordu. Yol boyunca hiç konuşmadılar. Kağıdın rengi ve el yazısının güzelliği aklında kalmıştı, yol boyunca düşünmekten kendini alı koyamadı.

Adamın sırtında büyükçe bir çanta vardı, dağcıların kullandığı tipte,kırmızı, mavi ve ağırlıklı olarak siyah renklerden oluşan, dikine uzun, tıka basa doldurulmuş ve belli ki ağır olan bir çanta vardı. Adamın uzunca bir yoldan geldiği her halinden belli oluyordu. Hatta yüzündeki yorgunluktan anlaşılıyordu ki, bütün gece yolculuk etmişti.

- İşte burası dedi. Bu bina.
- Teşekkür ederim. Dedi genç adam.

Hafifçe yönünü evine doğru çevirdi. Penceresinin önündeki dut ağacını ve penceresinin bir kısmını görebiliyordu bulunduğu noktadan. Yavaş ve sakin adımlarla, terliklerine ve kaldırım taşlarına bakarak yürümeye başladı, ama aynı zamanda adamın hareketlerini de seçebiliyordu. Kafasını yukarıya kaldırmış, mavi kağıtta yazan 5. kat 3 nolu dairenin hangisi olduğunu kestirmeye çalışır gibi bir hali vardı.

Evine vardığında, yatağının bulunduğu odadaki penceresinden, tülün arkasından, ama dut ağacının kenarından, mavi kağıttaki adresin yazdığı binaya bakıyordu, hatta 5. kat 3 nolu daire hangisi ? diye düşünürken buldu kendini.
Kağıda sarılmış ekmekler hala elindeydi ve sıcak ekmek kokusu yavaş yavaş odayı sarmaya başlamıştı. Arkasını, hızlıca dönüp mutfağa doğru hızlı adımlarla ilerledi planladığı güzel kahvaltısını yapmak için.

Devam Edecek.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.