Ads Top

Yazılarınızı nasıl hayata geçiriyorsunuz {mim}



Evet! Bir senelik blog hayatımda ilk defa mimleniyorum.
Sezer beni ilk mimleyen kişi oldu alkış istiyoruz kendisine. Ne tesadüftür ki Sezer`in de ilk mimiymiş. Bu mime ilklerin mimi olma özelliğini yaftaladım !

Gelelim mimimize. Ne diyor "Yazılarınızı nasıl hayata geçiriyorsunuz?"
Pek güzel hayata geçiriyorum, deyipte kestirip atacak değilim. Senede bir gün mimlenmişim affedermiyim.
"gönlümde açmadan solan bir gülsün
her zaman gamlıyım her zaman üzgün
beklerim yolunu aylar boyunca
yeterki gel bana
senede bir gün,senede bir gün" noluyor yahu ?

Tekrar konumuza dönelim; yazıdan yazıya çok çeşitli faklılıklar gösteriyor. Bu yazıları 4 ana gruba ayırabilirim.
1- Araştırma yazıları
2- Kişisel yazılar
3- Öğretici yazılar (web geliştirme)
4- Paylaşım yazıları
Şimdi bunları detaylıca inceleyelim.

1-Araştırma Yazıları
Yoğun arama tarama ve kaynak toplama çalışmasına giriyorum. Bu çalışma yazılı basın, görsel basın ve internet ortamından biri, ikisi ve bazen üçü de olabiliyor. Kaynak toplandıktan sonra bu kaynaklar inceleniyor, güzelce sindiriliyor, ince eleyip sık dokunup siteye aktarılıyor. En zoru da bu guruptaki yazılar oluyor. Artık zaman darlığından pek yazamıyorum, ama yazmaktan da en çok zevk aldığım yazılar bu guruptaki yazılar diyebilirim.

2- Kişisel Yazılar
En kolayı, en basiti en hızlısı. Zaten yazacağınız konuyu yaşamışınızdır. Sadece olayı detaylıca düşünüp, olayları kronik sırada [yada flashback (yabancı kelime kullanmayı sevmiyorum ama nedir bunun tam karşılığı)] düzenleyip sırasıyla yazı dilinde aktarıyorum. İlaveten Firefox Zemanta eklentisi ile yazıya bir resim ekleyip noktayı koyuyorum.

3- Öğretici Yazılar
Hmmm. Bu yazı gurubunu da ikinci olarak zor yazı gurubu olarak tanımlayabilirim. Nedir bunlar diyerekten bir iki örnek vermek gerekirse; Photoshop dersleri, Wordpress ve Blogger eklentileri, kodlamaları ve düzenlemeleri, Tasarım ve Web geliştirme üzerine; hemen hemen %90 `ını kendi ihtiyaçlarımı karşılamak üzere uygulamış sonrada sitemde başka kullanıcılarla pylaşmış olduğum yazı gurubudur.

4- Paylaşım Yazıları
Bunlar da bir bakıma araştırma gerektiren yazı gurubu. Bunlar bazen masaüstü resimler, bazen bir konuya ait fotoğraflar, bazen yeni çıkan bir program veya uygulama ve bazende bedava kullanılabilecek bir servis, site vs... olarak örnekleyebilirim.

Yazı guruplarımıza kısa kısa açıklamalar getirdikten sonra genel olarak şunları yapıyorum;

Blogger`a geçtiğimden itibaren seo uyumluluğu için başlıklardaki ( ı ) karakterini ilk önce ( i ) olarak kullanıyorum (diğerleri otomatik seo uyumlu oluyor. örnek: ş `nin s `ye ğ `nin g `ye dönüşmesi gibi ) yazıyı kaydedip yayınladıktan sonra tekrar düzenleyip i `leri ı `ya çeviriyorum ya da bazen unutabiliyorum.
Wordpress`deyken böyle bir problem yoktu, ama biliyorum ki eskiden Blogger hiçbir türkçe karkteri kabul etmiyordu, bu bile güzel bir gelişme.

Sonra yazıda kendi hazırladığım bir photoshop resmi yoksa, Zemanta eklentisiyle beleş bir resim çekip yazıya ilave ediyorum.

Daha sonra eğer yazının bazı yerlerinde başka bir kaynaktan yaralandıysam bu kaynağı belirtiyorum.
Son olarakta etiketleri tanımlayıp kaydedip, yazıyı yayınlıyorum.
[şifre:dağdan indi kereste, öperim! keresteyi hevesle]

Yazıyı yayınladıktan sonra baştan sona okuyup, kelime ve imla hatalarını düzeltiyorum. Yine de atladığım veya gözümden kaçan oluyor. Bu işlemi de yaptıktan sonra yazıyı kendi haline bırakıyorum. Eğer yazıya daha sonradan yorum yapılırsa ve bu yorum özellikle bana soru soruyorsa kesinlikel cevaplıyorum.

Evet, ilk mimimizi de cevapladık. Şimdi bu mimi birilerine paslamak lazım ki, onlar da başkalarına paslasın, bu böyle sonsuza kadar devam etmesi lazım gibi gözükse de biryerlerde  bu mimler tıkanıyor ve internetin tozlu raflarında açılmamak üzere kapanan kitaplara dönüşüyor. Ola ki (ola ki günün birinde
gemiler döner geriye...
) birisi açmaya teşebbüs ettiğinde ise, aman yaaa bune böyle deyip kapağını geri kapatıyor. Belki de çok meraklı bir şahsiyet çıkıp sonuna kadar okuma cesaratini gösterirse, yorum yazmayı da ihmal etmesin. Uzun uzun yorum yazmasına da gerek yok. Sadece yukarıda biraz önce "ne lan bu şifre de !" deyipte geçtiği şifreyi yorum olarak yazmaları yeterli efendim.

Ben de bu mimi şu arkadaşlara paslıyorum;
Serdar Yavuz , Enes İlhan ve Erdi Demir ilk mimimi cevapsız bırakmazlarsa berhudar* olacağım. Üstüne bahtiyar** da kalacağım.

*mutlu
**dertsiz

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.