
Hmmm....
Uzun zamandır yazmıyorum, galiba bu blog`un makus talihi böyle, uzun aralarla yazılan saçma yazılar :)
Uzun zamandır merakla beklediğim askerlik durumum kesinleşti, merakla diyorum çünkü; normal sevk tarihim 2009 Aralık ayıydı, ben de Nisan ayında gitmek için erken sevk dilekçesi göndermiştim, normalde askerlik şuben Bilecik/Bozüyük ama bu gibi işlemler bölge bölge ayrılıp bazı şehirlerde yapılıyormuş, Bozüyük`de Bursa`ya bağlıymış ben de kendim gitmek yerine evrakları doldurdum bir zarfa gönderdim kargoyla, genelde millet kendisi gidip işini garantiye almaya çalışıyormuş, tabi bunu evraklarımı kargoyla göndermeden önce de biliyordum ama nedendir bilmiyorum kargoyla gönderdim, sanırım depocu olarak kargolarla haşır neşir olduğum için zarfın adrese gideceğinden emindim.
Herneyse kargoyla gönderip teslim edildiğine dair bilgiyi aldıktan sonra merak içerisinde beklemeye başladım bu işin sonunu, hatta işyerinden de askere gideceğim diye eleman azaltımını gidilince ben seçilmiştim, bazen düşünüyordum ulen iştende çıkarıldın ya nisanda gidemezsen sıçtın oğlum Eser diye düşünmektende kendimi alamıyordum. Geçen Cumertesi günü birden aklıma askerlik durumum düştü, acaba ne oldu diye kendi kendimi yemeye başladım, neden bu tarihe kadar haber verilmedi neden ses çıkmadı gibisinden türlü türlü beynimi kemiren düşünceler sardı, şubeyi arayayım bilgi alayım desen pazartesiye kadar beklemem lazımdı, Pazartesi günü işim çıktı, yarın ararım dedim akşam 4,5 gibi eve geldim ki tam içeriye girdim muhtardan aradılar, jandarma gelmiş evraklarımı almam için çağırdılar, ulan nasıl bir sevinç ve heyecanla gittim anlatamam, uzun bekleyiş istediğim gibi sonuçlandı, şimdi nisan ayına kadar kafa rahat bekleyeceğim.
Nisanın 1 inde sanırım sınava gireceğiz, yaklaşık 10-12 gün sonra sınav sonucu belli olup, kısa veya yedek subay olarak gideceğim yerle birlikte belli olacak.
Biran önce gidip askerliğimi bitirmek istiyorum zira yaş 28 olunca herkes zor olur senin için deseler de
"KADERİMSE ÇEKERİM"
diyorum başka da birşey demiyorum :)
Uzun zamandır yazmıyorum, galiba bu blog`un makus talihi böyle, uzun aralarla yazılan saçma yazılar :)
Uzun zamandır merakla beklediğim askerlik durumum kesinleşti, merakla diyorum çünkü; normal sevk tarihim 2009 Aralık ayıydı, ben de Nisan ayında gitmek için erken sevk dilekçesi göndermiştim, normalde askerlik şuben Bilecik/Bozüyük ama bu gibi işlemler bölge bölge ayrılıp bazı şehirlerde yapılıyormuş, Bozüyük`de Bursa`ya bağlıymış ben de kendim gitmek yerine evrakları doldurdum bir zarfa gönderdim kargoyla, genelde millet kendisi gidip işini garantiye almaya çalışıyormuş, tabi bunu evraklarımı kargoyla göndermeden önce de biliyordum ama nedendir bilmiyorum kargoyla gönderdim, sanırım depocu olarak kargolarla haşır neşir olduğum için zarfın adrese gideceğinden emindim.
Herneyse kargoyla gönderip teslim edildiğine dair bilgiyi aldıktan sonra merak içerisinde beklemeye başladım bu işin sonunu, hatta işyerinden de askere gideceğim diye eleman azaltımını gidilince ben seçilmiştim, bazen düşünüyordum ulen iştende çıkarıldın ya nisanda gidemezsen sıçtın oğlum Eser diye düşünmektende kendimi alamıyordum. Geçen Cumertesi günü birden aklıma askerlik durumum düştü, acaba ne oldu diye kendi kendimi yemeye başladım, neden bu tarihe kadar haber verilmedi neden ses çıkmadı gibisinden türlü türlü beynimi kemiren düşünceler sardı, şubeyi arayayım bilgi alayım desen pazartesiye kadar beklemem lazımdı, Pazartesi günü işim çıktı, yarın ararım dedim akşam 4,5 gibi eve geldim ki tam içeriye girdim muhtardan aradılar, jandarma gelmiş evraklarımı almam için çağırdılar, ulan nasıl bir sevinç ve heyecanla gittim anlatamam, uzun bekleyiş istediğim gibi sonuçlandı, şimdi nisan ayına kadar kafa rahat bekleyeceğim.
Nisanın 1 inde sanırım sınava gireceğiz, yaklaşık 10-12 gün sonra sınav sonucu belli olup, kısa veya yedek subay olarak gideceğim yerle birlikte belli olacak.
Biran önce gidip askerliğimi bitirmek istiyorum zira yaş 28 olunca herkes zor olur senin için deseler de
"KADERİMSE ÇEKERİM"
diyorum başka da birşey demiyorum :)
Türk Bayraklı Mac Apple logolu masaüstü çalışması yaptım. Umarım beğenirsiniz, başlık biraz tuhaf oldu sanırım ama açıklayıcı bir başlık yazmak istedim.
5 farklı boyutta hazırladığım duvar kağıdını ekranınızın ayarına göre indirebilirsiniz. Ayrıca iPhone kullanıcıları da 320x480 boyutunda hazırladığım duvar kağıdını indirebilirler.

1280×960 | 1600×1200 | 1680×1050 | 1920×1200 | 2560x1600
iPhone Apple Logo Wallpaper
5 farklı boyutta hazırladığım duvar kağıdını ekranınızın ayarına göre indirebilirsiniz. Ayrıca iPhone kullanıcıları da 320x480 boyutunda hazırladığım duvar kağıdını indirebilirler.

1280×960 | 1600×1200 | 1680×1050 | 1920×1200 | 2560x1600
iPhone Apple Logo Wallpaper
Wolfgang Bartelme tarafından hazırlanan ve Flux ismini verdiği iPhone Duvar kağıtlarını bu adresten indirebilirsiniz. Dosyanın içerisinde 3 farklı duvar kağıdını bulabilirsiniz.
Günlerdir sınırında yaşıyoruz aşkın
Günlerdir uçurumunda
Bu kaçıncı atışım kendimi
Kollarından yalnızlığa
Bu kaçıncı dargınlık
Bu kaçıncı barışma

Günlerdir uçurumunda
Bu kaçıncı atışım kendimi
Kollarından yalnızlığa
Bu kaçıncı dargınlık
Bu kaçıncı barışma

Etiketler:
şiir
Bezm-i hamam edelim, sürtüşürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-ü can
Lal-u şarap içirem ve ıslatup geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahşan
Eyil eyil sokayım, iki tutam az mıdır ?
Lale ile sümbülü, kakülüne nevcivan
Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile, destine ab-ı revan
Salınarak giderken, ardından ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.
Kulaklarından tutup dibime kadar sokam,
Sahtiyandan çizmeyi, olasın yola revan
Öyle bir sokayım ki kalmasın dışarda hiç
Düşmanın bağrına, hançerimi nagihan
Herkese vermektesin, birde bana versene
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman
Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan, lokum iste her zaman
Sen her sabah gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamü aleyküm, ve aleykümselam
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-ü can
Lal-u şarap içirem ve ıslatup geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahşan
Eyil eyil sokayım, iki tutam az mıdır ?
Lale ile sümbülü, kakülüne nevcivan
Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile, destine ab-ı revan
Salınarak giderken, ardından ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.
Kulaklarından tutup dibime kadar sokam,
Sahtiyandan çizmeyi, olasın yola revan
Öyle bir sokayım ki kalmasın dışarda hiç
Düşmanın bağrına, hançerimi nagihan
Herkese vermektesin, birde bana versene
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman
Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan, lokum iste her zaman
Sen her sabah gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamü aleyküm, ve aleykümselam
iklimler çileme çare bulmuyor
mevsimler halimi sormuyor ayşen
sakiler derdime derman olmuyor
şarkılar yaramı sarmıyor ayşen
ilkbahar yaz derken, hazanım soldu
murada ermeden miadım doldu
kalp gözüm ellere bakarkör oldu
senden başkasını görmüyor ayşen
hasretin tüketti bütün varımı
seraba döndürdü, hülyalarımı
ne kadar süslesen rüyalarımı
sabahlar hayıra yormuyor ayşen
ağlarsan matemin yağar geceme
gülersen mehtabın doğar geceme
lale devri gelir gönül bahçeme
senden gayri çiçek girmiyor ayşen
kapattın gönlümün sevinç yönünü
ümidim görmüyor sensiz önünü
takvimler bilmiyor dönüş gününü
saatler vuslatı vurmuyor ayşen
feleğe isyanım arttı git gide
gençliğim su gibi aktı gitti de
ömrümü ellere sebil etti de
bana bir damlanı vermiyor ayşen
ardından çilemem çağlamam diye
yas tutup karalar bağlamam diye
kaç kez ant içtiler ağlamam diye
gözlerim sözünde durmuyor ayşen
ey alev yanaklım, volkan dudaklım
ne bir yalanım var, ne gizlim saklım
her şeye erdi de, zavallı aklım
seni unutmaya ermiyor ayşen
dostlarım namıma ferhat dese de
ruhum aşk elinden imdat dese de
kör şeytan resmini yırt at dese de
ellerim bir türlü varmıyor ayşen
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
- Hayalmeyal
- Eskişehir, Turkey
- ... ondan sonra hayat oynamaya devam etti hepimizle... ...neyse, Ailen dışında kimse tarafından önemsenmediğini ne zaman fark ettin ? Yoksa hala fark etmedin mi ? Hedefler, hayaller, amaçlar hiç bitmeyecek değil mi ? Ne zaman bugününü yaşayacaksın? Ne zaman Güneşin ne kadar güzel doğduğunu göreceksin? Hiç fedakarlık yaptın mı uykundan, Güneşin doğuşunu görebilmek için. Sonra demiyormusun aslında ben fedakarım diye... Ya kendin için? Hepimiz ölmeyecekmiyiz sonunda... Bu hırs ne için? Daha iyi araba ? Daha iyi ev ? Hangisi nefsi doyurabilir. Daha iyisi olmayacak mı sanıyorsun! ...İnsan kendisi seçmiyormu yaşayacaklarını fark etmeden de olsa... ...her neyse, fazla düşünme, plan da yapma! Sadece yaşa...
Blog Arşivi
-
►
2010
(28)
- Temmuz 2010 (5)
- Haziran 2010 (11)
- Mayıs 2010 (2)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (2)
- Şubat 2010 (2)
- Ocak 2010 (5)
-
▼
2009
(209)
- Aralık 2009 (47)
- Kasım 2009 (27)
- Ekim 2009 (54)
- Eylül 2009 (4)
- Temmuz 2009 (2)
- Nisan 2009 (8)
- Mart 2009 (27)
- Şubat 2009 (8)
- Ocak 2009 (32)
-
►
2008
(64)
- Aralık 2008 (31)
- Kasım 2008 (22)
- Ekim 2008 (9)
- Temmuz 2008 (1)
- Ocak 2008 (1)
-
►
2007
(2)
- Temmuz 2007 (2)
Sosyal Ağlar
Hayalmeyal Arkadaşlar
2007-2010 Hayalmeyal | Blog - Eser Sevinç tarafından oluşturulmuştur. Çalıp çırpmayın! - Sen çok yaşa Blogger