Daha önceden her ay düzenli olarak yayımladığım takvimli masaüstü duvar kağıtlarını yeniden yayınlamaya karar verdim.
Sizler için internetin karmaşık sayfalarından derlediğim bu takvimli masaüstü duvar kağıtlarını bilgisayarınıza indirebilir ve bir ay boyunca kullanabilirsiniz.
İnternette tasarımcıların hazırlamış oldukları bu duvar kağıtlarında daha fazla sonuç ve daha farklı boyutları için tasarımcının sitesini de ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Sizler için internetin karmaşık sayfalarından derlediğim bu takvimli masaüstü duvar kağıtlarını bilgisayarınıza indirebilir ve bir ay boyunca kullanabilirsiniz.
İnternette tasarımcıların hazırlamış oldukları bu duvar kağıtlarında daha fazla sonuç ve daha farklı boyutları için tasarımcının sitesini de ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Vatandaşın birisi yaptığı firefox eklentisi ile bizi bu sinir bozucu durumdan kurtarıyor.
"SkipScreen" isimli firefox eklentisi ile bekleme sürelerini atlatabiliyoruz.
Bu yazımda, Photoshop ile Yazımıza Glowy efekt vermesini anlatacağım. Oldukça basit bir anlatımla size aktarmaya çalışacağım. Nedir bu Glowy Effect`i derseniz yazımıza ışık efekti uygulayacağız diyebilirim.

Final

Hemen hemen hergün yüzlercesinin yayınlandığı icon`ların kalitelilerini ayırmak lazım. Tasarımcıların elinin altında bulunması gereken bir icon set.
Bloggertuts sitesinin hazırladığı bu icon setini ücretsiz olarak indirebilirsiniz ve tasarımlarınızda kullanıp, tasarımlarınıza renk katabilirsiniz.
Etiketler:
Seyir Defteri
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 86. yılı dolayısıyla Dolmabahçe Sarayı’nda resepsiyon verildi. Resepsiyonda 6 metre boyunca ve 4 metre eninde dev boyutlu “Cumhuriyet Pastası” kesildi. 3 katlı pastanın içinden, bal mumundan yapılmış ve halkı selamlayan Atatürk heykeli çıktı.
Rezilliğin bu kadarı! İzlerken sinir oldum. Hangi fikirsizin fikriydi bu bilmiyorum ama yapılan çok saçma-salak ! bir uygulama. Atatürk`ün manevi şahsına yapılan bu saldırıyı kendi adıma kınıyorum. İstanbul valiliğinin verdiği resepsiyonda böyle birşeyin olması gerçekten kurumun resmiyetine gölge düşürmüştür. Atatürkçü düşünceye tamamen zıt bir olayda Atatürk`ü kullanmak gerçekten çok ayıp.
İşte o video;

www.hayalmeyal.org adlı web sitem güncellemeden önce pr 3`tü değişiklik olmamış, aynen pr3 olarak devam ediyor. Bunda araya giren askerlik ve blogger`a geçmem nedeniyle ziyaretçi sayımın hayli düşmesi ve güncel kalamamam etkili oldu. Normal şartlarda 1 değer artmasını bekliyordum.
Beni asıl şaşırtan burası (eser360) oldu, doğru düzgün ilgilenmediğim halde pr değeri pr1 olmuş. Sanırım bunda hayalmeyal.org sitemden verdiğim backlink olabilir.
Neyse herkese hayırlı olsun yeni prdeğerleri.
1800'lü yılların sonlarında İstanbul Taşkasap’ta yaşayan Hürmüz, değişik mesleklerden altı kişiyle hiçbir yasal yanı olmadan evlenmiştir. Her kocasını haftanın bir günü ağırlamakta, gönüllerini hoş etmekte, onlardan hediyeler almakta ve ekonomik sorunlarını çözmektedir.
Facebook yetkilileri, virüsün site üzerinden değil e-posta ile dağıtıldığı için bu konuda yapabilecek bir şeyleri olmadığını ama her Facebook kullanıcısının mutlaka Facebook'un güvenlik sayfasını ziyaret etmesi gerektiğini söylüyorlar.

Artık bu işleri sizin için otomatik yapacak bir site mevcut. Ninite ile bilgisayarımıza olmazsa olmaz programları otomatik yüklüyoruz. Ninite ayrıca bu programların son sürümlerini sizin için buluyor ve indiriyor.
Yapmanız gereken sadece Ninite`nin sitesine girip yüklemek istediğiniz programları seçmek.
Görmüş olduğunuz bu resimleri Japon öğrenciler Akiko Ida, 37, ve Pierre Javelle, 39 tarafından yapılmıştır.

abaragarandi - www.hayalmeyal.org from hayalmeyal.org on Vimeo.
abaragarandiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii;
1980'lerde, rahmetli Cenk Koray'ın tele pazar programında aralarda gösterilmesini merakla beklediğimiz, gösterildiğinde ise ağzımız kulaklarımızda izlediğimiz, daaraa diiriii diiii diye ellerini cebine sokarak şarkı söyleye söyleye yürüyen çizgi film karakteri.
1920 doğumlu italyan animasyon ustası Osvaldo Cavandoli'nin la linea adında, 1969 yılında bir italyan firmasının reklamı için yarattığı karakterdir.

Yakın gelecekte yeni eklentilerle de kullanıcıların karşısına çıkacak olan Chrome, diğer tarayıcılardan yer imleri ve ayarları aktarabilmesi ile Safari'den geçişi daha pürüzsüz hale getiriyor.

Bir zamanların efsanevi strateji oyunu Sid Meier's Civilization yakın bir zaman içerisinde (2010) Facebook`ta Civilization Network adı altında oynanmaya başlanacak. Resmi açıklamayı buradan okuyabilirsiniz.
Civilization oyununun, sosyal ağların geirdiği avantajlarından faydalanacağını da düşünürsek oldukça eğlenceli bir oyunun bizi beklediğini düşünüyorum. özellikle Farmville`den bu tadı alan Facebook kullanıcılarının Civilization oyununa yoğun ilgi göstereceğini düşünüyorum. Hatta Farmville`nin pabucunu dama atacak derecede bir oyun bizi bekliyor.
Etiketler:
teknoloji
Japonların, yemeklerin İslami usullere uygun olup olmadığını anlamaya yarayan icatları helal dedektörü Brunei'de hayranlıkla karşılandı.

Veoila Environment'ın düzenlediği 2009'un en iyi vahşi yaşam fotoğrafçıları belli oldu. 94 ülkeden 43,135 fotoğrafçının katıldığı yarışmanın birincisi çitin üstünden atlayan bir kurdu fotoğraflayan José Luis Rodríguez oldu.
Yarışmaya katılan en iyi 100 resim 23 Ekim itibariyle Londra'daki Doğal Tarih Müzesi'nde sergilenecek. Bu sene tam 94 ülkeden 43,135 fotoğraf katıldı.
İşte En iyi vahşi yaşam fotoğrafları
Google`ın bizlere bedava olarak sunduğu Google Docs ile Blogger`da kendi sayfamızda iletişim formu oluşturmayı anlatacağım.
İlk önce google hesabımızdan Dökümanlara giriş yapıyoruz. Sonra sol üstte bulunan Create new > Form `u seçiyoruz. (Soldaki resimde gözüktüğü gibi yeni form sayfası oluşturacağız)
Daha sonra karşımıza çıkan ekran da "Question Title" yazan yere "Adınız" yazın ve alttaki "Done this a required question" yazan kutucuğu da seçili hale getirip onaylayın. Bu onayladığımız kutucuk ile bu seçeneği doldudurulması zorunlu alan haline getirdik.
İlk önce google hesabımızdan Dökümanlara giriş yapıyoruz. Sonra sol üstte bulunan Create new > Form `u seçiyoruz. (Soldaki resimde gözüktüğü gibi yeni form sayfası oluşturacağız)Daha sonra karşımıza çıkan ekran da "Question Title" yazan yere "Adınız" yazın ve alttaki "Done this a required question" yazan kutucuğu da seçili hale getirip onaylayın. Bu onayladığımız kutucuk ile bu seçeneği doldudurulması zorunlu alan haline getirdik.
Yazılarınızı nasıl hayata geçiriyorsunuz {mim}
Evet! Bir senelik blog hayatımda ilk defa mimleniyorum.
Sezer beni ilk mimleyen kişi oldu alkış istiyoruz kendisine. Ne tesadüftür ki Sezer`in de ilk mimiymiş. Bu mime ilklerin mimi olma özelliğini yaftaladım !
Gelelim mimimize. Ne diyor "Yazılarınızı nasıl hayata geçiriyorsunuz?"
Pek güzel hayata geçiriyorum, deyipte kestirip atacak değilim. Senede bir gün mimlenmişim affedermiyim.
"gönlümde açmadan solan bir gülsün
her zaman gamlıyım her zaman üzgün
beklerim yolunu aylar boyunca
yeterki gel bana
senede bir gün,senede bir gün" noluyor yahu ?
Mikro blog uygulamalarının en popüleri olan Twitter`ın hemen hemen her platform için istemcisi mevcut. Fakat resmi olarak geliştirilmiş hiçbir mobil yazılıma sahip değil.Size tanıtacağım yazılım da üçüncü şahıs uygulaması. Programın asıl özelliği Java tabanlı olması. Java desteğine sahip tüm mobil cihazlarda çalışıyor olması çok büyük bir avantaj.
Tüm iletileri tarih sırası olarak düzgün bir şekilde görüntüleyebilen yazılım, temel Twitter fonksiyonlarının da tamamına sahip.
Uygulama, tüm temel Twitter fonksiyonlarının yanı sıra ekran görüntüsü yakalama, Twitter görüntüsü değiştirme, anlık olarak konumunuzu paylaşma, telefon kamerasından görüntü yakalama gibi özellikleriylede dikkat çekiyor.
Programı buradaki resmi sayfasından indirebilirsiniz.
Dünyanın dört bir yanından yaşlı, genç, çocuk, bilim insanı, yazar, aktivist binlerce insan "350" için 24 Ekim'de biraraya geliyor. "350" hareketi Türkiye'de de büyüyor...
"Biz dünyanın dört bir yanından bir grup insanız, yaşlı ve genç, bilim insanları, yazarlar ve aktivistler olarak ortak bir amaç için buluştuk. Dünyadaki en önemli sayının ne olduğunu biliyoruz: 350. Bu sayıyı dünyanın bugüne kadar karşılaştığı en tehlikeli krizi çözmek için nasıl kullanmamız gerektiğini de biliyoruz. Ancak bunu sadece sizin yardımınızla başarabiliriz.
Etiketler:
hayal meyal
Bundan tam bir yıl başladığım bu macerada iyi kötü birşeyler yazıp çizmeye, bildiğimi paylaşmaya çalıştım.Wordpress`le çıktığımız bu yolculuğa Blogger`la devam etmekteyim.
Zaman içerisinde, içeriğimizde photoshop dersleri, web geliştirme ve soyal medya haberleri ağırlık kazanmaya başladı. Bundan sonra ki süreçte de içeriğimizi geliştirmeye devam edeceğim.
Şuan için site beklediğim yerlerde değil. Bunda araya giren 6 aylık askerlikte önemli faktör oldu. Blogger`a geçince de ziyaretçi kaybına uğradım. Bundan sonraki süreçte blogumu istediğim yerlere geleceğini düşünüyorum.
Sitemi takip eden veya bir şekilde yolu düşen tüm okuyuculara teşekkür ediyorum.
Sizlere çok güzel bir tema tanıtmak istiyorum. İsmine bakıpta aldanmayın :)Temanın orjinali Wordpress. Wordpress`den Blogger`a uygulanmış güzel bir tema. Aşağıda hem wordpress hem de blogger için test ve indirme adresleri mevcut.
Windows Firefox` da güvenlik açiğina neden oldu
Windows Firefox`a el attı ve onu da bozmayı başardı :)Microsoft'un sessiz sedasız yüklediği Firefox eklentisinin (.NET Framework ) ciddi bir güvenlik açığına sebep olduğu ortaya çıktı. Bu eklenti, .NET Framework 3.5 Service Pack 1'in kurduğu Windows Presentation Foundation. Microsoft'un güvenlik araştırmacıları bu tehlikenin çok büyük olduğunu ve kullanıcıların zararlı bir siteyi ziyaret etmesinin yeterli olduğunu belirttiler.
Kullanıcılar Microsoft`un kimseye sormadan eklenti kurmasına hayli tepkili, işin kötü tarafı bu eklentiyi, normal yollardan iptal etme gibi bir şansınız da yok. Eklentiyi iptal etme tuşları çalışmıyor, microsoft kimseye sormadan eklentiyi kuruyor ayrıca kimsenin de eklentiyi iptal etmesine izin vermiyor, eklentiyi iptal etme tuşları iptal anlayacağınız. Ancak windows kayıt defterine girip uzun uğraşlarla bir temizlik yapmanız gerekiyor ki; bu işlemi her kullanıcı yapamaz.
Son yıllarda sosyal sitelere olan ilgi giderek artıyor. İçeriğinin neredeyse tamamını kullanıcıların oluşturduğu bu siteler sanırım önümüzdeki yıllara da damgasını vuracak. Hergeçen gün farklı bir yapıda ve farklı içerik oluşturma yapısıyla her kullanıcının ilgisini bir yerden yakalamayı başarıyorlar.Digg ile başlayan sosyal imleme kavramı Stumble Upon, Delicous, Reddit, Mixx, Twitter, Friend Feed vs... gibi birçok değişik versiyonda karşımıza çıktı.
Bu sitelere son olarak Thoora.com eklendi. Peki nedir bu Thoora.

Google`da senden önce hangi kelime aranmış hiç merak ettin mi ?
Google`la ilgili değişik ve eğlenceli uygulamalara zaman zaman rastlıyoruz. Bu uygulama da onlardan birisi.Mystery Google ile sizden önce kim neyi aratmışsa onu görüyorsunuz.
Ben girdim ve direk "hayal meyal" kelimesini arattım :) karşıma çince kelimelerle birşeyler çıktı hiçbirşey anlamadım :)
Siz de bu uygulamayı denemek istiyorsanız MysteryGoogle.com adresine girip bir kelime aratmanız yeterli.
Twitter`ın faydalarından birisinden bahsetmek istiyorum sizlere. Geçen hafta twitter`ıma eklediğim hediyekitap adresinden kazandım bu kitabı.Her hafta kitaplarla ilgili bir soru soruluyor ve doğru yanıt verenlerin arasından bir kişiye kitap hediye ediliyor. Hangi kitabı da hediye edeceklerini söylüyorlar ki neyi kazanacağınızı bilmek daha güzel.
İlk hafta sorulan soruya verdiğim doğru cevapla "Cahillikler Kitabını" kazandım. Ertesi gün de kitap elime geçti. Zaman zaman okuma fırsatım oldu birkaç gün içerisinde. Uzun zamandır merak ettiğim alsam mı almasam mı diye düşündüğüm bir kitaptı. Hediyeden oldukça memnun kaldım. Kendilerine teşekkür ederim.
Siz de bu yarışmalara katılıp hediye verilen kitaplardan birisini kazanmak istiyorsanız twitter hesabınızdan hediyekitap kullanıcısı ekleyip sorulan sorulara doğru cevabı vermeniz ve şansınıza güvenmeniz gerekiyor.
Etiketler:
Seyir Defteri
Geçen gün iş başvurusunda bulunduğumu yazmıştım diye hatırlıyorum ama sanırım yazmaktan vazgeçmişim, yazıyı bulamadım, kesin olarakt ne yaptığımı hatırlamıyorum.
Neyse, geçen hafta değil ondan önceki hafta Türkiye`nin en büyük tekstil firmalarından birisine iş başvurusunda bulunmuştum. (Firma ismini şimdilik yazmak istemiyorum.) Dün akşam aradılar bugün için işe başlayabileceğimi söylediler. Bugün ilk iş günümü tamamladım.
Neyse, geçen hafta değil ondan önceki hafta Türkiye`nin en büyük tekstil firmalarından birisine iş başvurusunda bulunmuştum. (Firma ismini şimdilik yazmak istemiyorum.) Dün akşam aradılar bugün için işe başlayabileceğimi söylediler. Bugün ilk iş günümü tamamladım.
Web geliştiricileri için Firefox eklentisi - Zemanta
Web geliştiriciler için; Firefox`da yazılarınıza bedava resim sağlayan sitelerden resim ekleme eklentisi Zemanta.
Bu eklenti ile yazılarınıza resim arama derdine son veriyorsunuz. Yazı pencerenizin sağ tarafında açılan ekrandan tek tıkla yazınızın içine resim, bağlantı ve etiket ekleyebiliyorsunuz.
Eklentiyi hem wordpress, hem de blogger yönetici panelinde sorunsuzca kullanabilirsiniz.
Aşağıda bu eklentinin hem ekran görüntüsünü, kullanım videosunu, test sayfasını ve indirme linkini bulabilirsiniz.
Bu eklenti ile yazılarınıza resim arama derdine son veriyorsunuz. Yazı pencerenizin sağ tarafında açılan ekrandan tek tıkla yazınızın içine resim, bağlantı ve etiket ekleyebiliyorsunuz.
Eklentiyi hem wordpress, hem de blogger yönetici panelinde sorunsuzca kullanabilirsiniz.
Aşağıda bu eklentinin hem ekran görüntüsünü, kullanım videosunu, test sayfasını ve indirme linkini bulabilirsiniz.
Twitter istemci TweetDeck` den yeni özellikler
Twitter ve Facebook istemci TweetDeck`in yeni sürümünde (v0.31) oldukça güzel yenilikler bulunuyor.
1. Yeni Uyarı Sistemi;
Artık Twitter`dan veya Facebook`dan yeni bir mesaj yayınlandığında sağ üst köşede bir uyarı penceresi çıkıyor ve ilgili mesajda iletiden kısa bir pasaj gösteriliyor.
2. Klavye Kısa Yolları
TweetDeck`de herhangi bir pencereyi ya da iletiyi seçip klavyenizde space tuşuna bastığınızda bir sekme penceresi açılıyor ve buradan ne yapmak istediğinizi size soruyor. İşleri oldukça kısaltacak ve hızlandıracak bir uygulama olarak dikkatimi çekti.
1. Yeni Uyarı Sistemi;
Artık Twitter`dan veya Facebook`dan yeni bir mesaj yayınlandığında sağ üst köşede bir uyarı penceresi çıkıyor ve ilgili mesajda iletiden kısa bir pasaj gösteriliyor.
2. Klavye Kısa Yolları
TweetDeck`de herhangi bir pencereyi ya da iletiyi seçip klavyenizde space tuşuna bastığınızda bir sekme penceresi açılıyor ve buradan ne yapmak istediğinizi size soruyor. İşleri oldukça kısaltacak ve hızlandıracak bir uygulama olarak dikkatimi çekti.
Gmail` den yeni özellik - e postalar adresi şaşırmayacak
Gmail`den yeni özellik. Artık e-postaları gönderirken hatalı kişilere gönderme oranı azalacak.Çoğu kişinin başına gelmiştir sanırım bu durum. Mail adresimizdeki aynı isimdeki kişilere gitmemesi gereken mailler gitmiştir. Ahmet`ler Mehmet`ler Ayşe`ler Fatma`lar birkaç tanedir ve asıl Ahmet Mehmet yerine diğerine mail göndermişizdir. Özellikle de şirket maillerinde bu durum daha çok yaşanmıştır.
Sonunda bitti: Artık ben de Blogger alt yapısını kullanıyorum.Kazasız belasız atlattım sayılır, Henüz bazı eksikler var ama onları da zamanla düzelteceğim.Şimdi tek sorun Google`dan arama yapıp gelecek ziyaretçilerin aradıkları sayfaları bulamayacak olmaları. Umarım hemen üstteki arama kutusunu kullanırlar, eski siteyle içerik olarak %90 aynı, bazı işe yaramaz diye düşündüğüm yazılarımı taşımadım.
Resimler eski sunucumda duruyor site ismini yönlendirince hepsi ulaşılamaz oldu, bir haftaya kadar onları da ekleyeceğim. Özellikle Photohop Dersleri ve wordpress`le ilgili bölümleri acil taşımam lazım.
Tasarım olarak eski tasarımdan eser kalmadı diyebilirim. Daha modern çizgilere sahip bir tasarım oluşturmaya çalıştım, yeni bir logo tasarladım, biraz daha büyütebilirim önümüzdeki günlerde.
Neyse Blogger iyi olur umarım, elveda Wordpress.
Uzun zamandır düşünüyordum aslında, wordpress`den blogger`a geçmeyi, bir iki gün önce karar verdim tamamen geçmeye ve hazırlıklara başladım.İlk önce temamı hazırlamakla işe başladım, çoğu bitti diyebilirim, bugün fırsat bulabilirsem bitiririm diye düşünüyorum, 1-2 günlük birşeyi kaldı.
Hafta başında "olta atma" tekniğiyle çalınan Hotmail şifreleri internetin karanlık arka sokaklarına sızdı, pek çoğunun "123456"dan ibaret olduğu anlaşıldı.Haberin tamamı burada.
İşin ilginç yanı şifrelerin %64`ü "123456" ve %18`i de "123456789" geriye kalır %18 vay anasını yahu.
Millet bu kadar kekmiymiş. Hadi önemsiz bir siteye kaydolurken, mesela bir forumdan linki görebilmek için veya çalınsa da size sıkıntı vermeyecek bir siteye kaydolurken basit rakamlar kullanılabilir bunu anlarım ama maillinizin şifresi de 123456 filan olmamalı.
Gerçi bu şifrelerin olta atma tekniğiyle ele geçirildiği düşünülürse, zaten bu şifreleri kullananların, oltaya gelmesi de doğal sanırım.
Mikro blog sitesi Twitter`dan yeni dil seçenekleri geliyor.Eklenecek diller fransızca, italyanca, almanca ve ispanyolca olacakmış. Şuan için ingilizce ve japonca yayın yapan site, böylece toplamda 6 dile kavuşmuş olacak. Twitter yetkilileri, eklenecek olan dört yeni dilden sonra, diğer dilleri de düşüneceklerini belirtti.
Ayrıca google`ın yaptığı gibi siteye çeviri aracı ekleyip kullanıcıların da bu süreçte işleri hızlandırması bekleniyor. Ayrıca bu dil seçeneğinde kısa sürede Türkçe`yi de göreceğimizi düşünüyorum. Sosyal ağlara Türklerin ilgisi Facebook örneğinden belli.
Etiketler:
ekonomi

Doların uluslararası piyasalardaki değer kaybı altına ‘altın çağ’ yaşatıyor. Altının ons fiyatı dün 1.058 dolar ile tüm zamanların rekoruna imza attı.
Altının bu denli yükselmesinin tabiki bazı nedenleri mevcut. Öncelikle bu nedenleri sıralamak gerek diye düşünüyorum.
- Doların değer kaybına devam etmesi
- Dolara karşılık alternatif arayışları
- Ekonomideki kriz ve bu krizin belirsizliğini devam ettirmesi.
- Yatırım araçlarından sağlanan gelirlerin azalması ve bu araçların da ekonomiyle birlikte güvensizlik vermesi
- Mevsimsel yükseliş
Belli başlı nedenler olarak bunları sıralıyabiliriz.
Altın fiyatlarının son bir yıldaki seyrini aşağıdaki grafikle inceleyelim.
Zira zayıf dolar paritesi ve spekülatif hareketler altın fiyatlarının yükselmesinde etkili oluyor. Spekülatif hareketlerin altın ve aynı zamanda petrol fiyatlarında da devam edeceğini düşünüorum. Uzun zamandır petrol fiyatlarında, altında ve borsa da bu denli yükseliş olmamıştı. Birileri yine tetiği çekip spekülatif hareketlerle vurgunu yapıyor. Bu olumlu havada para kazanmaya devam edeceklerdir.
Altın alacaklar`ın sene sonunu hatta 2010 başını beklemelerini tavsiye ederim, satacakların ise biraz daha temkinde beklemelerinden yanayım.
Etiketler:
ekonomi
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) Bileşik Endeksi 50 bin 217 puandan 2009 yılı rekoruyla kapandı.
Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,68 oranında değer kazandı. Endeksin seans içinde ulaştığı 50 bin 257 puanlık seviye de bu yılın en yüksek değeri olarak kaydedildi.
İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 238 puan artarak 50 bin 217 puandan kapandı.
İMKB Bileşik Endeksi, bundan önce 50.000 puanlı seviyeleri en son dün 2. seansta görmüş, kapanışı ise 50 bin 377 puanla 15 Ocak 2008 Salı günü yapmıştı.
Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer artışı yüzde 0,48 oldu. İlk seanstaki 98 puanlık artış dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 337 puan yükseldi. Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,68 değer kazandı.
Sixrevisions.com tarafından yayımlanan bu sette, 23 farklı sosyal medya ikonunu bulabilirsiniz.
(512 × 512px ) boyutlarındaki ico, bmp ve png ikonlarını istediğiniz boyda ayarlayıp tasarımlarınıza renk katabilirsiniz.
(512 × 512px ) boyutlarındaki ico, bmp ve png ikonlarını istediğiniz boyda ayarlayıp tasarımlarınıza renk katabilirsiniz.
Etiketler:
kişisel
Hay ben böyle işin içine edeyim. Olay Pazartesi günü oldu ama anca yazabiliyorum.Pazartesi günü bankadan geldim eve baktım sular kesik. Belediye görevlileri normal sayaçların hepsini akıllı sayaçlarla değiştiriyorlarmış. Ne gerek var lan şimdi diyerek oturdum bilgisayarın başına 10 dk. geçti geçmedi, şaldur şuldur su sesi geliyor mutfaktan. Annem musluğu açık unuttum heralde dedi ve koşarak kalktı yerinde. Mutfağa varmasıyla çığlığı bastı, "eyvaaaahhhhhh tavandan su akıyor !" noluyor lan dedim fırladım ben de yerimden, bir baktım harbiden mutfaktaki tavandan çeşme gibi su akıyor.
Olay çok boktan, iki ucu boklu değnek, zincirleme hatalar bizim başımıza patladı, şuan uğraşıyorum maliyeti birisine kitlemeyi.
(Flashback) Bu sene kaloriferler iptal edilip her daireye combi takıldı. Sağolsun bizim kombiyi takan ibneler, kalorifer borularını sökmüşler yeni tesisatı döşemek için, lakin üst kata çıkan boruyu söktükten sonra tavandaki delikleri kapatmamışlar ! Bizim üst kattaki de ben askerdeyken taşınmış şuan ev boş, taşınırken söktürdüğü şofbene su gelen boruyu kör tıpayla tıkatmamış, sadece ana vanadan kapatmış defolmuş gitmiş.
Sayaçları değiştiren belediye görevlileri de, yeni sayacı takınca tabi kapalı olan vanayı açık bırakıp gitmişler. Ana şebekeden suyu açınca da şofbenin söküldüğü borudan olduğu gibi su boşalıyor daireye, oraya boşalan su da bizim tavandaki delikten aşağıya iniyor. Tavandaki deliğin tam altına takılan combi de olduğu gibi suyu tepesinden aşağı yiyiyor. Bol suyla yıkanan combi, bu kadar su bana fazla benden bu kadar deyip arızayı çıkarıyor, gelen servis görevlileri de, bu garanti kapsamının dışında arızayı yaptırmak isiyorsanız 300 lira bayılmanız lazım diyor.
Ulan a.q ben böyle işin. Belediyeyi arıyoruz, bizim suçumuz yok diyor, üst kattaki yalan olmuş zaten numarasını bulamıyoruz, combiyi takan firmadan hala ses yok, sanırım o 300 milyon bana girecek.
Olayın en başından 3,5 milyona bir kör tapa alınıp o a.q deliğine takılsaydı bu işler başımıza gelmeyecekti. Eyyy üst kattaki kaçan insan duy sesimi.
Etiketler:
ekonomi

Banka kredi kartlarına aidat sınırlaması yapılacak mı? Sorunun yanıtı için gözler hükümetteydi. Düzenlemenin yapılacağı adres ise Tüketici Hakları Yasası'ydı. Şimdi yeni tasarı hazır ama yine beklenen olmadı. Tasarıdan kredi kartlarına ilişkin madde çıkarıldı.
Lan ne zaman olduki ! NE ZAMAN OLDU !
Hükümet sağ olsun yine son anda bir çalım atıp gerekli maddeyi mevcut taslaktan çıkarttı.
Taslağa göre bankalar kredi kartlarından 3 yılda bir kart ücreti alacaktı. Sanayi bakanının bahanesi de; kart ücretini yasal dayanak sağlamamak demiş.
Sözleşmede varsa kart ücreti ödenecekmiş. İş burada tüketiciyle banka arasında yapılacak olan sözleşmeye ve tarafların pazarlık gücüne kalıyor.
Sokakta peynir ekmek gibi standlarda pazarlanan (satılan) kartların ne sözleşmesi olacak, zaten millet borç batağında geziniyor. Çoğu zaman parasızlıktan evine yiyecek almakta sıkıntı çekiyor, mecburen de kartlarla alışveriş yapıp bir iki ay fazladan yaşamaya çalışıyor, sen kalk o kart için bankayayla pazarlığa otur. Olacak işmi yani sayın sanayi bakanı. Yine baronların dediği oldu bu konuda, her konudaki gibi.
Saçma uygulamalar son hız devam etmekte.
Etiketler:
insan
Pınar Aylin, " Kadın hiçbir zaman ilk gördüğü adam için, 'aa ben bununla bir sevişeyim' demez." demiş.
Pınar Aylin yeni kaset çıkarmış, bir de Hürriyet Kelebek`e röportaj vermiş ve sadece bununla da kalmamış.Neden ülkemizde kaset çıkaran böyle acayip acayip röportajlar verir ki ?
İlla gündeme oturmak için biraz saçmalayıp, yarı çıplak pozlar vermek şart mı ?
Bu yüzden Funda Arar`ı her zaman taktir etmişimdir.
Röportajın tamamını burada
15 bin kadın üzerinde yapılan araştırma Türk erkeklerinin gururunu kıracak bir sonuç ortaya çıkmış.İngiliz The Telegraph gazetesinde yer alan bir araştırmaya göre Türk erkekleri dünyanın en kötü 9'uncu sevgilisi çıktı.
"OnePoll.com" adlı sitenin 15 bin kadın arasında yaptığı araştırmada dünyanın en kötü sevgilileri ise Alman erkekleri çıktı. Dünyanın en iyi sevgilileri ise Latin ülkelerinden çıkıyor.
İŞTE DÜNYANIN EN KÖTÜ ERKEK SEVGİLİLER:
1- Almanya
2- İngiltere
3- İsveç
4- Hollanda
5- ABD
6- Yunanistan
7- Galler
8- İskoçya
10- Rusya
İŞTE DÜNYANIN EN İYİ ERKEK SEVGİLİLERİ:
1- İspanya
2- Brezilya
3- İtalya
4- Fransa
5- İrlanda
6- Güney Afrika
7- Avustralya
8- Yeni Zelanda
9- Danimarka
10- Kanada
TRT `den Atak ! Süper lig maçları şifresiz olacak !
Süper bir haber. haberin detaylarını buradan okuya bilirsiniz.Kısaca özetlemek gerekirse, burada ki asıl amaç, maçları şifresiz kanaldan vermek değil, gençlerin maçları izlemek için, sağda solda orada burada toplanmalarını engellemek.
Olayın örnek alındığı ülke Arjantin. Bizim gençlerimiz Arjantililer kadar yağmacı olmasa da toplu halde, sürü psikolojisine kapılıp olay çıkarılmasını engellemek.
Yapılan açıklamay göre;
Toplu maç seyredilen ortamlarda gençlerin farklı etkilenmelerle karşı karşıya kalmamaları için uygulanan yöntem Arjantin'de olumlu sonuçlar verdi.
Erkekler için çok güzel bir haber ama bayanlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil. eğer bu proje uygulanmaya başlanırsa, evdeki bayanların vay haline, her hafta 3-4 maçı seyredecekler artık.
Bu sene içerisinde resmi hastahanelere borcu olanlar, bu borçlarının yarısını ödedikleri taktirde, kalan yarısından muhaf oluyorlar.Yasa 10 Temmuz`da yürürlüğe girmiş benim de yeni haberim oluyor, sanırım birçok kişinin de bundan haberi yoktur.
Borcunuzun yarısını peşin veya taksitle ödediğiniz taktirde, kalan yarısından muhaf oluyorsunuz, ayrıca 100 liraya kadar olan borçlar başvuru yapılmasa bile silinecek ve 100 liranın üzerindeki borçlarının vadesi, 01.01.2009'dan önce olan kişiler yararlanabilecek.
Ayrıca, bu haktan yararlanan kişiler, borçlarının icra yoluyla tahsil edilmesi durumunda ödeyecekleri yasal gecikme faizi ve diğer masraflardan da bütünüyle kurtulmuş oluyor.
Sabah erken kalkmıştı.
O gün için yapacak bir planı yoktu ama yine de güne erken başlamayı seviyordu, akşam geç yatmasına rağmen. Gözlerini açmış yatağının hemen sağındaki geniş camlı pencereden dışarıyı seyrediyordu. Pencerenin hemen önünde bulunun ve manzaranın bir kısmını kapatan dut ağacındaki kuşun sesini duyuyor, duymasına rağmen göremiyordu kuşu. Uzunca bir süre merak etti o güzel melodiyi kulağına mırıldanan kuşu, ama; dut ağacının yaprakları o kadar çoktu ki, şarkı söyleyen kuşu görmesine engel oluyordu. Bir süre sonra ses kesilince anladı ki kuş o ağaçtan uçmuştu, belkide dut yediği için susup kalmıştı.
O gün için yapacak bir planı yoktu ama yine de güne erken başlamayı seviyordu, akşam geç yatmasına rağmen. Gözlerini açmış yatağının hemen sağındaki geniş camlı pencereden dışarıyı seyrediyordu. Pencerenin hemen önünde bulunun ve manzaranın bir kısmını kapatan dut ağacındaki kuşun sesini duyuyor, duymasına rağmen göremiyordu kuşu. Uzunca bir süre merak etti o güzel melodiyi kulağına mırıldanan kuşu, ama; dut ağacının yaprakları o kadar çoktu ki, şarkı söyleyen kuşu görmesine engel oluyordu. Bir süre sonra ses kesilince anladı ki kuş o ağaçtan uçmuştu, belkide dut yediği için susup kalmıştı.
Sabah erken kalkmıştı. O gün için yapacak bir planı yoktu ama yine de güne erken başlamayı seviyordu, akşam geç yatmasına rağmen. Gözlerini açmış yatağının hemen sağındaki geniş camlı pencereden dışarıyı seyrediyordu. Pencerenin hemen önünde bulunun ve manzaranın bir kısmını kapatan dut ağacındaki kuşun sesini duyuyor ama göremiyordu. Uzunca bir süre merak etti o güzel melodiyi kulağına mırıldanan kuşu, ama; dut ağacının yaprakları o kadar çoktu ki, şarkı söyleyen kuşu görmesine engel oluyordu. Bir süre sonra ses kesilince anladı ki kuş o ağaçtan uçmuştu, belkide dut yediği için susup kalmıştı.
Yatağından kalktı ve kendine güzel bir kahvaltı hazırlama planı yaptı. Herşeyini planlı yapmayı çok seviyordu. En ufak birşey için önce plan yapar, sonra harekete geçerdi.
Güzel kahvaltının olmazsa olmazı taze ekmekti onun için. Sabahları fırına gidip taze ekmek kokusunu ciğerlerine çekmeyi seviyordu. Sadece o sıcak ekmek kokusunu ciğerlerinde hissetmek için bile gelebilirdi buraya. En tazesinden iki tane ekmek almış kaldırımda yürüyordu, terlikleriyle bastığı kaldırım taşlarına bakarak. Hergün gidip geldiği yoldu orası onun için. Sadece önüne bakar çevresiyle hiç ilgilenmezdi. Ne de olsa biliyordu o yoldaki herşeyi; ağaçları, evleri, sokakta oynayan çocukları, hatta hangi arabanın nereye park ettiğini de biliyordu.
"BAKARMISINIZ !"
Birden bu sesle irkildi, şaşırmıştı biraz, yaklaşık iki yıldır kullandığı yolda bugüne kadar kimse seslenmemişti ona, hiç tanıdığı da yoktu zaten oralarda. Şaşkınlığını üzerinden atınca hemen sesin geldiği yöne doğru yüzünü dönerek baktı.
Kendi yaşlarında, uzun boylu, hafiften uzun saçlı, gözleri kahverengi ve gözlerinin altı yorgunluğun izlerini taşıyan ve yüzünde en kirlisinden sakal olan, genel hatlarıyla bakıldığında farklı bir yanı bulunmayan, ama gözlerinin içine baktığında anlam veremediği tuhaf bir sıcaklık hissettiği genç bir adam gördü karşısında.
- Buyrun dedi. Sabahın verdiği mahmur sesiyle.
Genç adam elinde bir kağıt uzattı. Büyükçe bir kağıttı, yaklaşık A4 boyutlarında aqua renginde ve normal dosya kağıtlarından hisedilebilir bir kalınlıkta. İlk defa görüyoru böyle bir kağıt. Daha da şaşırdı.
- Şurada yazan adresi arıyorum. Dedi genç adam.
Soruyu duyunca kağıda olan ilgisi ve şaşkınlığı birden kayboldu. Kağıtta oldukça güzel bir el yazısıyla yazılmış kısa bir adres bulunuyordu. Hatta gördüğü en güzel el yazılarından birisiydi. Bu kadar kısa bir adres için neden bu kadar büyük ve ilginç bir kağıt kullandıklarını düşündü.
- Biliyormusunuz bu adresi.
Genç adamın sesiyle tekrar kağıda ve yazıya olan ilgisi dağıldı.
- Evet.
- Evet biliyorum gideceğim yolun üzerinde, takip edin lütfen. Dedi
Genç adam hafifçe başını öne eğerek tamam anlamında onayladı.
Yolda hemen hemen yan yana yürüyorlardı, adam bir adım geriden geliyordu ve O adamın sağ tarafından yavaş adımlarla ilerliyordu. Yol boyunca hiç konuşmadılar. Kağıdın rengi ve el yazısının güzelliği aklında kalmıştı, yol boyunca düşünmekten kendini alı koyamadı.
Adamın sırtında büyükçe bir çanta vardı, dağcıların kullandığı tipte,kırmızı, mavi ve ağırlıklı olarak siyah renklerden oluşan, dikine uzun, tıka basa doldurulmuş ve belli ki ağır olan bir çanta vardı. Adamın uzunca bir yoldan geldiği her halinden belli oluyordu. Hatta yüzündeki yorgunluktan anlaşılıyordu ki, bütün gece yolculuk etmişti.
- İşte burası dedi. Bu bina.
- Teşekkür ederim. Dedi genç adam.
Hafifçe yönünü evine doğru çevirdi. Penceresinin önündeki dut ağacını ve penceresinin bir kısmını görebiliyordu bulunduğu noktadan. Yavaş ve sakin adımlarla, terliklerine ve kaldırım taşlarına bakarak yürümeye başladı, ama aynı zamanda adamın hareketlerini de seçebiliyordu. Kafasını yukarıya kaldırmış, mavi kağıtta yazan 5. kat 3 nolu dairenin hangisi olduğunu kestirmeye çalışır gibi bir hali vardı.
Evine vardığında, yatağının bulunduğu odadaki penceresinden, tülün arkasından, ama dut ağacının kenarından, mavi kağıttaki adresin yazdığı binaya bakıyordu, hatta 5. kat 3 nolu daire hangisi ? diye düşünürken buldu kendini.
Kağıda sarılmış ekmekler hala elindeydi ve sıcak ekmek kokusu yavaş yavaş odayı sarmaya başlamıştı. Arkasını, hızlıca dönüp mutfağa doğru hızlı adımlarla ilerledi planladığı güzel kahvaltısını yapmak için.
Devam Edecek.
Yatağından kalktı ve kendine güzel bir kahvaltı hazırlama planı yaptı. Herşeyini planlı yapmayı çok seviyordu. En ufak birşey için önce plan yapar, sonra harekete geçerdi.
Güzel kahvaltının olmazsa olmazı taze ekmekti onun için. Sabahları fırına gidip taze ekmek kokusunu ciğerlerine çekmeyi seviyordu. Sadece o sıcak ekmek kokusunu ciğerlerinde hissetmek için bile gelebilirdi buraya. En tazesinden iki tane ekmek almış kaldırımda yürüyordu, terlikleriyle bastığı kaldırım taşlarına bakarak. Hergün gidip geldiği yoldu orası onun için. Sadece önüne bakar çevresiyle hiç ilgilenmezdi. Ne de olsa biliyordu o yoldaki herşeyi; ağaçları, evleri, sokakta oynayan çocukları, hatta hangi arabanın nereye park ettiğini de biliyordu.
"BAKARMISINIZ !"
Birden bu sesle irkildi, şaşırmıştı biraz, yaklaşık iki yıldır kullandığı yolda bugüne kadar kimse seslenmemişti ona, hiç tanıdığı da yoktu zaten oralarda. Şaşkınlığını üzerinden atınca hemen sesin geldiği yöne doğru yüzünü dönerek baktı.
Kendi yaşlarında, uzun boylu, hafiften uzun saçlı, gözleri kahverengi ve gözlerinin altı yorgunluğun izlerini taşıyan ve yüzünde en kirlisinden sakal olan, genel hatlarıyla bakıldığında farklı bir yanı bulunmayan, ama gözlerinin içine baktığında anlam veremediği tuhaf bir sıcaklık hissettiği genç bir adam gördü karşısında.
- Buyrun dedi. Sabahın verdiği mahmur sesiyle.
Genç adam elinde bir kağıt uzattı. Büyükçe bir kağıttı, yaklaşık A4 boyutlarında aqua renginde ve normal dosya kağıtlarından hisedilebilir bir kalınlıkta. İlk defa görüyoru böyle bir kağıt. Daha da şaşırdı.
- Şurada yazan adresi arıyorum. Dedi genç adam.
Soruyu duyunca kağıda olan ilgisi ve şaşkınlığı birden kayboldu. Kağıtta oldukça güzel bir el yazısıyla yazılmış kısa bir adres bulunuyordu. Hatta gördüğü en güzel el yazılarından birisiydi. Bu kadar kısa bir adres için neden bu kadar büyük ve ilginç bir kağıt kullandıklarını düşündü.
- Biliyormusunuz bu adresi.
Genç adamın sesiyle tekrar kağıda ve yazıya olan ilgisi dağıldı.
- Evet.
- Evet biliyorum gideceğim yolun üzerinde, takip edin lütfen. Dedi
Genç adam hafifçe başını öne eğerek tamam anlamında onayladı.
Yolda hemen hemen yan yana yürüyorlardı, adam bir adım geriden geliyordu ve O adamın sağ tarafından yavaş adımlarla ilerliyordu. Yol boyunca hiç konuşmadılar. Kağıdın rengi ve el yazısının güzelliği aklında kalmıştı, yol boyunca düşünmekten kendini alı koyamadı.
Adamın sırtında büyükçe bir çanta vardı, dağcıların kullandığı tipte,kırmızı, mavi ve ağırlıklı olarak siyah renklerden oluşan, dikine uzun, tıka basa doldurulmuş ve belli ki ağır olan bir çanta vardı. Adamın uzunca bir yoldan geldiği her halinden belli oluyordu. Hatta yüzündeki yorgunluktan anlaşılıyordu ki, bütün gece yolculuk etmişti.
- İşte burası dedi. Bu bina.
- Teşekkür ederim. Dedi genç adam.
Hafifçe yönünü evine doğru çevirdi. Penceresinin önündeki dut ağacını ve penceresinin bir kısmını görebiliyordu bulunduğu noktadan. Yavaş ve sakin adımlarla, terliklerine ve kaldırım taşlarına bakarak yürümeye başladı, ama aynı zamanda adamın hareketlerini de seçebiliyordu. Kafasını yukarıya kaldırmış, mavi kağıtta yazan 5. kat 3 nolu dairenin hangisi olduğunu kestirmeye çalışır gibi bir hali vardı.
Evine vardığında, yatağının bulunduğu odadaki penceresinden, tülün arkasından, ama dut ağacının kenarından, mavi kağıttaki adresin yazdığı binaya bakıyordu, hatta 5. kat 3 nolu daire hangisi ? diye düşünürken buldu kendini.
Kağıda sarılmış ekmekler hala elindeydi ve sıcak ekmek kokusu yavaş yavaş odayı sarmaya başlamıştı. Arkasını, hızlıca dönüp mutfağa doğru hızlı adımlarla ilerledi planladığı güzel kahvaltısını yapmak için.
Devam Edecek.
Üstelik hatun kişiyle ! :|Hem de misafir varken :S
Aman Allah`ım ne kötü bir gündü o öyle. İlk defa başıma böyle birşey geldi ve çok kötüymüş. Düşman başına, elem terefiş kem gözlere şiş.
Aslında çok güzel başlamıştı gün. Mutlu mesut neşeli meşeli saatler geçiyor akşam için yapılan planlar dahilinde gün idame ettiriliyordu. Ta ki akşam saati gelip harekete geçene kadar.
Olay sanırım çarşamba günü oldu. Ancak bugün yazmaya fırsat bulabildim.
Hatun kişiyi arabaya aldım evden çıktık, çarşıya ineceğiz, biraz gezeceğiz, sonra benim halısahada maçımı izleyecek oradan abime geçeceğiz sonra eve gideceğiz filan. Ama plan alt üst oldu. Evden çıktık tam durağın önünden geçerken alt komşuyu gördük, yolumuzun üzerinde bir yere gidecekmiş yanında da çocuk var garibim :S neyse efendim aldık onları da arabaya düştük yollara. Misafirimizi indireceğimiz yere 5 dk. filan kalmıştı ki, yoğun trafiğin arasında birden araba gaz kesti ve stop etti :| bereket hızım yavaştı, ışıklara yaklaşmış durmak üzereydim. Araba stop edince taktım vitese vurdurdum almadı, frene bastım iyice yavaşladım, yine vurdurdum yine almadı. Tam çift şeritli iki yolun ortasında refüj alanında bir boşluk buldum, kırdım direksiyonu girdim hemen oraya. Acaba gazdamı sıkıntı var dedim, benzine aldım basıyorum tık yok. Çok anlamasam da baktım inceledim biraz ve elektrik kestiğine karar verdim, sigortaları kontrol ettim hepsi yerli yerinde. Baktım bu iş böyle olmayacak biladeri aradım, sanayici tanıdığın varsa gönder dedim, vamış allahtan.
Bu arada misafir, varacağım yer yakın dedi vurdu kendini yayan olarak yollara, ama yakın değildi malesef :( Hatun yanımda bekledi bir umutla.
Usta yaklaşık 1 saat sonra geldi, inceledi distribütör arızalanmış dedi, parça almaya gitti geldi taktı derken 3 saatim geçti.Bu arada usta geldiğinde işin uzun süreceğini anladım ve hatun kişiyi eve gönderdim.
3 saatimin yaklaşık 1,5 saati iki şeridin arasında geçti, tam da akşam saati olması nedeniyle gelen geçen arabanın ve yuttuğum egzos dumanının haddi hesabı yoktu. Allah kimsenin başına vermesin böyle birşeyi. Yaklaşık 6 senedir araba sürüyorum ilk defa böyle birşey geldi başıma. Bir de bunun şehirler arası yolculukta olduğunu düşünüyorum, daha da beter aman aman benden uzak olsun.
Bu photoshop dersimizde göze makyaj yapımını anlatacağım. Olduğunca basite indirgenmiş ve kısa bir şekilde anlatmaya çalışacağım.
Daha önceki dersimizde sivilce ve yüz temizlemeyi anlatmıştım. Bu dersimimizde de gözlerimizin etrafına makyaj yapımını anlatacağım.
1- İlk önce orjinal resmimizi açıyoruz

Daha önceki dersimizde sivilce ve yüz temizlemeyi anlatmıştım. Bu dersimimizde de gözlerimizin etrafına makyaj yapımını anlatacağım.
1- İlk önce orjinal resmimizi açıyoruz

Photoshop`la sivilce ve yüz temizleme { Rötuş
Uzun zamandır Photoshop ile uygulamalı bir paylaşımda bulunmuyordum. Geçtiğimiz günlerde kendi resimlerimden bir iki tanesini düzenlemem gerekti. Resimleri düzenlerken de yaptığım işlemi web sitemde paylaşma fikri geldi aklım.

FİNAL

Championship Manager 01/02 Eylül 2009 Update
Kaç saattir bu yamayı arıyorum ama türk internet aleminin üyelik gerektiren siteleri sağolsun. İllet ettirdiler. En sonunda yabancı bir siteden buldum linkini, inat ettim üye olmadım.
Alın size üyelik gerektirmeden linkler. Millete faydamız dokunsun.
Championship Manager 01/02 Eylül 2009 Update
Rapid linki için tıklayınız
No rapid linki için tıklayınız
Buyrun arkadaşlar güle güle oynayın.
Championship Manager 01/02
Ayrıca oyunu artık resmi sitesinden ücretsiz olarak buradan indirebilirsiniz.
Son olarak CM v3.9.68 güncelleme paketini indirmek için tıklayınız.
Not: v3.9.68 versiyonunda Türkçe yama çalışmamaktadır.
Merhaba bu dersimizde Photoshopla resimlerimize retro efekti vereceğiz. İnternette retro efektiyle fazlasıyla örnek bulmak mümkün, özellikle türk sitelerine baktığımızda hemen hemen hepsi aynı resimlerle, aynı cümlelerle anlatmakta. Ben daha farklı ve daha basit yoldan bu yöntemi anlatmaya çalıştım, photoshop kullanmayı iyi bilmeseniz bile rahatlıkla bu efekti uygulayabilirsiniz.


Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
- Hayalmeyal
- Eskişehir, Turkey
- ... ondan sonra hayat oynamaya devam etti hepimizle... ...neyse, Ailen dışında kimse tarafından önemsenmediğini ne zaman fark ettin ? Yoksa hala fark etmedin mi ? Hedefler, hayaller, amaçlar hiç bitmeyecek değil mi ? Ne zaman bugününü yaşayacaksın? Ne zaman Güneşin ne kadar güzel doğduğunu göreceksin? Hiç fedakarlık yaptın mı uykundan, Güneşin doğuşunu görebilmek için. Sonra demiyormusun aslında ben fedakarım diye... Ya kendin için? Hepimiz ölmeyecekmiyiz sonunda... Bu hırs ne için? Daha iyi araba ? Daha iyi ev ? Hangisi nefsi doyurabilir. Daha iyisi olmayacak mı sanıyorsun! ...İnsan kendisi seçmiyormu yaşayacaklarını fark etmeden de olsa... ...her neyse, fazla düşünme, plan da yapma! Sadece yaşa...
Blog Arşivi
-
►
2010
(28)
- Temmuz 2010 (5)
- Haziran 2010 (11)
- Mayıs 2010 (2)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (2)
- Şubat 2010 (2)
- Ocak 2010 (5)
-
▼
2009
(209)
- Aralık 2009 (47)
- Kasım 2009 (27)
- Ekim 2009 (54)
- Eylül 2009 (4)
- Temmuz 2009 (2)
- Nisan 2009 (8)
- Mart 2009 (27)
- Şubat 2009 (8)
- Ocak 2009 (32)
-
►
2008
(64)
- Aralık 2008 (31)
- Kasım 2008 (22)
- Ekim 2008 (9)
- Temmuz 2008 (1)
- Ocak 2008 (1)
-
►
2007
(2)
- Temmuz 2007 (2)
Sosyal Ağlar
Hayalmeyal Arkadaşlar
2007-2010 Hayalmeyal | Blog - Eser Sevinç tarafından oluşturulmuştur. Çalıp çırpmayın! - Sen çok yaşa Blogger











