Ads Top

Nerelerdesin Sen Leblebi Tozu

Gece gece nerden geldi aklıma ama acayip canım istedi. Eşşeğin aklına düştü bir kere karpuz kapuğu. Eşşek ben oluyorum, karpuzu da leblebi tozuna çevirdim sihirli tozumla.

Sanırım oruç tutuyor olmamdan sebep düştü aklıma. Gün içerisinde türlü türlü yiyecekler çekiyor canım, kendime şaşar, şaşmak ne kelime hayretler içerisinde bakar oldum. Lakin gel gör ki akşam ezanı okunup iftar yapıldığında yediğim bir kedinin yediğinden daha az sanırım.

Neyse bu leblebi tozu varya bu, 80`lerin çocuklarında büyük etki bırakmış, kitleleri ayağa kaldırmış, yusuf yusuf `un isim babasıdır.

O dönemlerde kimse zengin değildi ya da zengin olsa bile çocuğun her istediği yapılmaz hesabı, kısıtlı harçlıklarla yaşamlarını idame ettirmeye çalışan çocuklardık biz. Aldığımız üç beş kuruş ya piknik pisküviye yeterdi, ya futbolcuların olduğu kartlı sakızlara ya da nam-ı diyar leblebi tozuna yetiyordu. Zaten her zaman bulamadığımız için de ilk tercihimiz leblebi tozu olurdu. O zamanlar Arz Talep hak getire, bakkal amcanın ne zaman canı isterse o zaman leblebi tozu getirirdi.

Leblebi tozunu yeme sanatı:
İlk yeme çeşidimiz plastik bir pipetle; pipeti leblebi tozunun daldırıyoruz ve derin bir nefes çekiyoruz pipetten. Artık ciğerlere mi gider, mideye mi gider orası belli olmuyordu, gözümden yaş geldiğini çok iyi hatırlıyorum :)

İkinci yeme çeşidi, poşeti olduğu gibi kafamıza dikmek, ağzımıza dolan leblebi tozu bütün ağız fonksiyonlarımızı bitirdiği için ne konuşmak ne de nefes almak mümkün değildi. Ama ısrarla arkadaşlarla beraber yusuf yusuf diye birbirimize pöykürmeye çalışır birbirimizin yüzünü gözünü leblebi tozuna bulardık.

Şimdi bulmak imkansız sanırım, hiç görmedim bakkallarda, bulsam heralde bir koli alırım. Leblebi alıp toza çevirince de aynı tadı vermiyor, ya da aldığımız tatlar ve bu tatlardan aldığımız hazlar değişti.

fon/DIP:
Bir de bizim mahallemizde tefeci deli abimiz Deli Şener vardı. Bunun babası yurt dışında çalışırken vefat etmiş, babasından kendisine kalan maaş sayesinde mahallenin eşrafına borç para verir ve faiziyle geri alırdı. Başka bir işte çalışmaz bu işten geçimini sağlardı. Geçim sağlamak ne kelime  bildiğin mahallenin Banker Bilosuydu. O kadar çok para kazanırdı ki, bize tomar tomar parasını gösterip karşımızda sayardı, biz de o biçim fesatlanır, deliliyle dalga geçerdik. Bu Banker Bilo Deli Şener bile leblebi tozu yerdi, şerefsiz!

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.