Ads Top

Sokakta Bulmuştum Onu

Soğuk bir kış gecesiydi. Hava olabildiğine soğuk ve acımasızdı. Esen rüzgar vücudumun her noktasını titretmeye yetiyordu. Malum burası Eskişehir ve Eskişehir`in soğuk havası dillere destandır. Birkaç saat önceden yağan sulu kar da üstüne tuz biber olmuştu.

İşten çıkmıştım tramwaydan otobüse aktarma yapmak için Odunpazarında ki otobüs durağına yürüyordum, durağa geldiğimde herkes soğuktan montuna, kabanına sığınıyordu, tam bu sırada bir kedi miyavlaması duydum, ama bu normal bir kedi miyavlaması değildi, olabildiğince ürkek ve acı bir haykırışı anlatıyordu, ardı ardına kesilmeden duyduğum bu ses miyav miyavdan başka bir şey değildi ama bende yarattığı etki bambaşkaydı.
Kalabalığın içerisinde bu sesin nereden geldiğini anlamaya çalışıyordum, sonunda durağın demirinin dibine pısmış küçücük ve beyaz bir kedi gördüm. Birkaç saat önce yağan sulu karda ıslanmış ve zangır zangır titriyordu, giderek de sesi azalıyordu, ortalıkta o kadar insan vardı ama kimse dönüp bakmıyordu bile, inanın kimse arkasına dönüp kediye bakmıyordu bile, sigaramdan derin bir nefes çekip, dumanla karışık hepinizin amına koyim dedim sessizce, hemen gittim kediyi aldım elime, buz gibiydi vücudu ve inanılmaz bir şekilde titriyordu.

Yavru kediyi yavaşça eğilip yerden aldım ve montumun içerisine sokuşturdum. Sıcacıktı montumun içerisi, bir iki kısık miyavlamadan sonra sesini kesmişti, öldümü lan yoksa, öldümü! diyerek baktım montumun içerisine, hayır ölmemişti neyse ki, hala yaşıyordu.

Montumun içerisinde taşıması zor olur diye bakkalın birisine girdim küçük bir koli istedim, yok dedi, sonra başka bir bakkal, sonra başka bir büfe, sonra başka bir market, sonra sonra sonra! amınıza koym sizin emi, bir koli olmazmı lan, ben de yaptım lan bu işi, insan olan insan lazım olur diye kenara ayırmazmı küçük bir koli, gündelik yaşayan ibneler! Koli bulamayacağımı anladım, zaten iyi bir fikir de değildi koli olayı, (avuntu) montumun içerisi daha sıcaktı :)

Tekrar otobüs durağına yürüdüm, montumun içerisinde kediyle yürümek zor oluyordu ama son derece dikkatli bir şekilde yürüyerek otobüs durağına sağ sağlim vardım. Fazla beklemeden de otobüs geldi. Duyarsız ibnelerin hepsi otobüsü görünce koyun sürüsünü andırır bir şekilde açılan kapıdan içeriye doluşmaya başladılar. Siz hiç koyun sürüsünün ağıra girişini gördünüz mü? Gördüyseniz aynısını insanların yaptığını hayal edin. İşte böyle bir manzaraydı önümdeki.

Kimse sıraya girmiyor, herkes birbirinin önüne geçmeye çalışıyordu, hepsinin binmesini bekledim ve en son ben bindim, bayağı dolmuştu otobüs, ayakta dikilmem gerekiyordu, köşe bir yer bulup sırtımı yasladım soğuk cama, bir elimi cebime sokup kediyi tutuyordum, diğer elimle de sağlam bir şekilde tutunuyordum. Ben bu şekilde kendi yerimi sağlamlaştırırken kedicik birkaç kere miyavladı, millet sağına soluna bakındı ama sesin nereden geldiğini anlayamadılar, ibneler duraktayken dönüp bakmıyordunuz otobüste duyunce ilginç mi geldi? Diyerek içimden bir soru yönlendirdim hepsinin suratına!

Kazasız belasız gidiyorduk eve, ne ben düşmüştüm ne de kediyi düşürmüştüm, eve yaklaştıkça kedicik sanırım ısınmaya başladı ki ara ara miyavlıyordu ve herkes miyav sesinden sonra sağına soluna bakınıyordu, nasılda salak salak bakınıyorlardı!

Yazı çok uzayacak devamı ve fotoğraflar yarın

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.