Ads Top

Koştum Koştum Koştum

Hayvanlar gibi koştum az önce.

Oturmuş evde sakin bir pazar günü geçirirken, vücuda zuhur eden sebepsiz sıkıntı halinde birden kafamın üstünde bir baloncuk ve baloncuğun içinde beliren "KOŞ!" ibaresiyle yerimden fırladığım gibi üstümü başımı değiştirip evden çıkmak üzereyken; Annemin sorduğu nereye sorusuna koşmaya diye verdiğim cevapla yüzündeki şaşkınlık ifadesine aldırmadan, kararlı, gururlu ve mağrur bir ifadeyle kapıdan ok gibi fırladım apartman boşluğuna, şimdiden başlamıştı koşar adımlarım, iki katı indiğimde dışarıdaki havanın tahminimden de sıcak olduğunu fark ettim, çok güzel lan dediğimi hatırlıyorum. Önce sağıma sonra soluma baktıktan sonra ne tarafa koşsam yahu diye sitem ettim kararlılığıma. Bilmem alışkanlıktanmıdır yoksa o an verdiğim kararla mı sağa sinyal vermeden, kazaya da sebebiyet vermeden vurdum kendimi yollara, kolumdaki saate bakayım kaçta başlıyorum kaçta bitiricem diye koluma göz ucuyla baktığımda aynen bu düşünceyi yaşayacağımı bilip, sadece koş sanane dakikalardan, saatlerden ibne diyerek evde bıraktığım saatim geldi aklıma, zaten koşarken takmaya uygun olmayan, bazen gereğinden fazlaca ağır olduğunu düşündüğüm saati ne kadar da doğru bir kararla ve öngörüyle evde bıraktığıma anladım.

Henüz 1 km koşmamışken askerlikten kalan birkaç küçük anıdan aklıma gelen, koşarken veya uygun adım yürürken söylenen marşlardan birisi geldi, ayaklarımı içimden söylediğim marşın temposuna bilinçsizce uyduğunu fark ettim, hemen marşı kesip rasgele adım atarak koşmaya devam ettim, nasıl da derinden bilinç altına işlemişler a.q diye küfür savurdum seslice, etrafıma baktığımda kimsecikler yoktu, olsa da yine küfür ederim dedim. Sonra acaba müzikmi dinleseydim, mp3 playerı alsamıydım ki yanıma diye düşünürken, ne gerek var koş işte öfff diye de düşünmeden edemedim.

Tahminimce 5.km den metreler harcarken, acaba beni görenler ne diyordur, salağa bak işi gücü yok koşuyormu diye düşünüyordur, yoksa! yoksa? spor iyidir diye mi düşünüyorlardır dedim kendi kendime, ne kadar da gereksiz muhabbetler çevirdiğimi düşündüm 6.km ye girerken, kızdım kendime, susturdum düşüncelerimi. Zaten spor için koşmuyordum ki o sırada, spor da yapıyorum ama bu başka birşey için, ben de bilmiyorum, belki de biliyorum ama bunu kendime itiraf edemiyorum diye düşündüm.

Hayvanlar gibi koşmaya devam ediyordum 10.km ye girerken. Evet kesinlikle hayvanlar gibi koşuyordum, hayvanlar ya kaçmak için ya da avını yakalamak için koşar çünkü, ya ben hangisi için koşuyordum? Önümde koşan bir hatun olmadığına göre kaçıyordum belli ki, düşüncelerden kaçıyordum, sıkıntılardan kaçıyordum, zaten koşarken de kızmamışmıydım kendime, saçma sapan şeyleri düşündüğüm için.

15. km ye yaklaşırken eve attım kendimi, bacaklarım, ellerim titriyordu artık yorgunluktan. Düşüncelerimin titreşimi durmuştu artık, duşa girdim, soğuk suyun altında buhar çıkıyordu vücudumdan, üşümeye başladım bir müddet sonra sıcak suyu açtım, bu sefer sudan buhar çıkıyordu, yer değiştirmiştik suyla.

Bir haftadır akşam dışarıya çıkmadığımı fark ettim, su gibi akıp giden düşüncelerim arasında. Bu akşam çıkıp iki bira ısmarlamalıyım kendime dedim, Jazzgır Cafe-Pubdayım bu gece, her ne kadar jazz müzik kafamı sikse de eski bir dostun mekanı, gelene benden bir bira ;)

2 yorum:

  1. Yazı çok güzel ama bence küfrü bırakmalısın :)

    YanıtlaSil
  2. @İsa Y. önceden küfürlü yazmamaya özen gösterirdim ama o da ayrı bir dert olmaya başladı, küfür hayatın içinde var :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.