Ads Top

Tembel Teneke

tyrus1235
Okul yıllarındayken, okuldan, sınıftan, dersten ve hocadan sıkıldığım zaman ne dersi dinlerdim, ne de etrafımla ilgilenirdim, defterimden boş bir sayfa açar ve rastgele karalamaya başlardım, saçma sapan şeyler çizerdim anlamsızca, amaçsızca, en çokta gemi çizdiğimi anımsıyorum sanki, başka bir şey de olabilir emin değilim. Sonra dersleri kaçırır, konulardan uzaklaşır, bu sefer de yetişeceğim diye sıkılmaya vakit bulamazdım.

Şu sıralar da aynı tembellik ve umursamazlık içerisindeyim, iş yerinde halletmem gereken işler olmaza, önüme boş bir A4 alıp akşama kadar karalayasım var, blog için de geçerli bu söylemim, günlerdir, yazılar yazmaya başlıyorum bir şeyleri anlatmak için, ama bütün yazıları yarım bırakıyorum, kimisini tamamen siliyorum beğenmeyip, kimisini de sonra düzeltirim deyip öylece bırakıyorum, lakin henüz hiçbirisine geri dönüş yapmış değilim, yapasım edesim de yok.

Bir tembellik, bir bir sıkılganlık hali hakim ruhumun derinliklerinde, ama çözebilmiş değilim, hiçbir şey ilgimi çekmeyi başaramıyor, çıldırmış gibi alışveriş yapıyorum, dolaplar doldu taştı, alakalı alakasız şeyler alıyorum, en son yatak aldım kendime o kafadayım yani varın siz düşünün gerisini. Halı saha maçları bile tatsız tutsuz geliyor, Play Station da ezeli ve ebedi rakibim abimi eze eze, dalga geçerek, rezil-i rüsvan ederek yeniyorum o bile zevk vermiyor, nolcek benim halim hiç bilmiyorum, hiç de düşünesim yok. Tembellik diyorum ben bunun adına, dönem dönem çöküyor üstüme.

Sanırım şu sıralar yaptığım en iyi şey kitap okumak, neyseki bir o var sağlam kalem.

"İçimde bir sıkıntı var
Akşam çöktü ondan mı
Seni görmeseydim yoklar mıydı bilmem
Bu hasret ağrısı
Davetsiz bu hayatın mutlaktır oyunları
Kaybettik mi yoksa kazandık mı
Ben sustum cevabını"

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.