Ads Top

İroni

Trafik tesadüfleri sever... Bir Eskişehir polisiyesi...

Bundan çok çok uzun zaman önce Eskişehir`e ilk taşındığımız yıllarda arabamızın yabancı şehir plakası olmasından mütemadiyen polisler tarafından yolun kenarında park halinde görüldüğü her yerde park cezası yazıldığından bahsetmeyeceğim bile. Geçti onlar, çok çok uzun zaman önceydi, bahsedeceğim konu, soğuk Eskişehir günlerinden hala sıcaklığını koruyan sımsıcak bir hikaye.

Bizim iş yerinde bir kız var, sevdiğim bir arkadaşım, işe başladığımda ve sonraki süreçlerde de bir çok konuda yardımlaştığımız birisi ve her zaman da iyi niyetle yaklaşan bir arkadaş. Yeri geldi o bana yardım etti maddi manevi yeri geldi ben ona yardım ettim. Hastalandı arabamla acile götürdüm falanlar filanlar... fazla da detaya girmek istemiyorum. Neyse efendim, bunun bir de erkek arkadaşı var ki, bazı konularda onun koşturması gereken şeyler yerine ben koşturdum ama o an işi vardı gelemedi ama başka bir nedenden. bunları şikayet maksatlı da yazmıyorum zaten, sadece konuyu bağlayacağım yere getirirken belirtmem gerek şeyler. Neyse efendim, bu kızın erkek arkadaşı trafik polisi.

Geçen gün sabah gayet iyi ve huzurlu bir şekilde işe giderken, çarşının ortasında trafik çevirdi (Eskişehiri bilen bilir, Espark`ın orası artık gayet de çarşının ortası sayılır.) hayırdır inşallah dedim, herhalde rutin kontrol vergisidir, fenni muayenesidir onu soracak. Çektim sağa arabayı, camı açtım evrakları istedi verdim, emniyet kemerin niye takılı değil dedi, herhalde dedim uyarı, aldı ehliyeti ruhsatı arabaya kadar gelin dedi, o an dedim yedik cezayı, aslında çok pis kuruldum ama sabah sabah tartışmaya girip 45-50 lira için moralimi bozamam deyip sessiz sedasız cezanın yazılıp imza atmayı bekledim. Yazdılar cezayı bir güzel, bastım imzayı en afillisinden 66TL 15 gün içerisinde ödersem %25 mi ne indirimi varmış vs...

Amına koym lan çarşısının ortasında kim emniyet kemeri takıyor da bana bundan ceza yazıyorsunuz, bu resmen haraç, bu resmen soygun başka bir açıklaması yok, zaten yazabileceği tek ceza da oydu, yok yok arabada, yangın tüpü sağlık çantası, takoz, zincir, çeki halatı, kriko aklınıza gelebilecek mecburi olan her şey var arabada, biliyorum başıma geleceği. Kaldı ki çevre yolunda filan devamlı emniyet kemerini takan birisiyim. Ama çarşının göbeğinde de emniyet kemerinden yazılan cezaya lanet olsun, böyle devlet anlayışına da lanet olsun böyle sisteme de lanet olsun! Zaten bu emniyet kemerinden verilen cezaları da anlamış değilim. Ben emniyet kemeri takmayarak sadece kendi canımı tehlikeye atıyorum, ben emniyet kemeri takmadım diye, karşıdaki sürücüleri zor durumda bırakmıyorum. Bence şehir içinde yazılan emniyet kemeri cezası aynı şuna benziyor, yazın camınızı açık yatıyorsunuz diye, polisin gelip "camınız açık yattığınızı tespit ettik, hırsız girebilir, bu yüzden size ceza yazıyoruz" gibi bir şeye denktir benim gözümde. Şehir içi lan! zaten 30`dan fazla zor yapılıyor benim ceza yediğim yerde. Ceza yazıyorsunuz ama biraz akıl mantık süzgecinden geçirin ki cezayı yiyen de hak ettim ulan! Müstahaktır bana desin. Ama böyle komik olunulmasın! Şehirler arası yolda yesem şu cezayı yemin ediyorum gam yemicem.

Olan oldu giren bize girdi de, yanarım yanarım bu cezayı kesen polisin aslında bizim iş yerinde kızın erkek arkadaşı çıkmasına yanarım.

Her gudubet olayın en süperinin beni bulması gibi, İroninin de en süperini yaşatanlara teşekkürler...


Bazı ilişkiler bittikten sonra, biter, gider. Unutursun, aklına bile gelmez. Adını bile hatırlamakta zorlanırsın. Yok bile sayarsın.
Bazıları da bitmesi gerektiği için biter, olmuyordur, olmamıştır, olamayacaktır. Çok denemişsindir ama olmuyordur...
Unutursun, unuttuğunu sanarsın, durup dururken aklına gelir.
Kızgınlığın çoktan geçmiştir, öfkelenmezsin, üzülmezsin, ağlamazsın, moralin dahi bozulmaz ama unutamamışsındır.
Yüzünde hoş bir tebessümle hatırlarsın, saygıyla anarsın.
Bazen rüyalarına girer sabah uyandığında ilk düşündüğün şey o olur, bazen bir yer görürsün, beraber zaman geçirdiğiniz bir yer ve bir tebessüm belirir dudaklarınızda, sizde dahil kimse görmez o tebessümünüzü, kimse anlamaz.
Bazen bir filmde, bazen bir romanda, bazen de bir şarkıda gelir o kimsenin göremediği tebessüm dudaklarınıza.
 : Tıpkı şuan göremediğimiz gibi... Bu da başka bir ironi...


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.