Ads Top

Futbol ve Bisiklet

Şu günlerde yoğun bir maç trafiği içerisindeyim, bugün oynadığımız maçla birlikte bu haftaki 4. maçımı yapmış bulunuyorum ve bunun 2 tanesi büyük sahada 11`e 11 dediğimiz türden. Somaliye yardım adı altında turnuvaya girmişler arkadaşlar, beni de kadroya yazmışlar, ancak maçtan bir gün önce ve üstelik bir halı saha maçının sonrasında öğreniyorum bunu.

Somaliye yardım deniyor ama nasıl yardım ediyoruz anlamış da değilim, seyirci desen zaten yok, olanlar da ücretsiz izliyor, sponsor desen doğru düzgün sponsor bile yok, katılım ücreti ödedik mi ödemedik mi onu bile bilmiyorum. Sağ olsun bizim arkadaşlar da saçma sapan bir kadro kurmuşlar gelen geçen yeniyor, hatta hezimete uğratıyor bizi.

Takıma baktığın zaman büyük saha tecrübesi olan ben dahil 3 kişi. Üçümüz de yıllar önce bırakmışız bu işleri, şöyle söyleyeyim en son büyük sahadaki maçım işitme engelliler liginde kaçak olarak yarım devre oynamamı saymazsak :) sene 1999 da depremden önceydi. Üstüne rakiplerimiz de amatör liglerin takımları olunca yenilmemiz kadar doğal bir şey yok. Biz 1.amatörde oynarken, 2.amatördeki kulüplere bile şuan bizim yediğimizden fazla atıyorduk. Takımdaki diğer elemanlar halı sahadan öteye maç görmemiş vatandaşlar olunca da saçma sapan bir oyundan öteye gidemedik. Verdiğim mücadeleye ve ertelediğim planlarıma üzülmekten başka elimde avuntu olarak sadece yıllar sonra büyük sahada futbol oynamanın keyfi ve aslında ne kadar da kolay olduğunu idrak etmem oldu.

Verdiğim mücadele demişken; Facebookta bu akşam Bisiklet Bir Kültürdür`ün sayfasında Fransa bisiklet turunda kaza yapan Johnny Hoogerland`ın kaza sonrası verdiği mücadeleyle ilgili bir yazı gördüm.

Önce kazanın videosunu izlemenizi isterim. Kazada arkada tellere uçan bisikletçi Johnny Hoogerland.
Bisiklet yarışlarında, düşen sporcuların yaralarına bile bakmadan bisikletlerine saldırıp hemen yola koyulmaya çalışmalarını gördüğünüzde, her faulde iki dakika yerde kıvranan milyonluk eşekleri bir hatırlayın. Fransa Turu yarışında çekim aracının çarpıp dikenli tellere uçurmasından sonra kalkıp yarışa devam eden, etap sonunda vücuduna 33 dikiş atılan ve 5000km lik yarışı bitiren Hoogerland' mı gerçek bir sporcu, yoksa topu topu 90 dakika bir hava baloncuk topun peşinde koşup itişen kakışanlar mı? (alıntıdır)
 
 
Fotoğraflar da bacaklarının ne halde olduğunun en iyi göstergesi ve bu adam bu bacaklarla Dünyanın en zor bisiklet yarışı olan Fransa Bisiklet Turunda 5000km pedal çevirmiş bir insan.

Şimdi her iki sporu da amatör düzeyde yapan birisi olarak derim ki; bisikletle lisanlı olarak yarışlara katılmadım veya bu yönde antrenman yapmadım, sadece hobi olarak kullandım ve bir günde en yüksek yaptığım kilometre yaklaşık 6,5 saat pedal çevirme süresiyle 195 km, futbolu 2 ise sene amatör ligde oynadım.

Her ikisini de düşününce bisiklet sporu gerçekten çok zor bir spor ve futbola göre çok daha tehlikeli.

1 yorum:

Blogger tarafından desteklenmektedir.