Ads Top

Hayal meyal bir hayat #1


"Pili değiştirmeniz yararlı olabilir" uyarısını gördüğümde, benim pilimi kim değiştirecek hueamına goyim dedim.
Sonra oturduğum yerde wireless bağlantısının bir bağlanıp bir kopmasına aldırmadan online müzik dinlemeye çalışınca, açılmayan şarkıya, Söyle! Söylesene kahpe! Çal kemancı! Meyhaneciii!!! diye haykırdım monitöre.

Ne yorgunluk  benimkisi ne de bıkkınlık aslında, günlerimin giderek bir önceki günümün aynısına benzemesine de kızmıyorum artık, ona bile alışmaya başladım.
Yaz geldi, sıcak çekilmiyor, geceleri yatak yapış yapış olunca roman da okunmaz oldu yatakta, okumayınca da uyku tutmuyor beni, üstüne okuduğum romanların içinde de yaşayamıyorum artık. Biz çocukken kurmalı civcivler vardı, gırrrccc gıırrccc gıırrccc  diye kurup bırakırdık, aynı ses, aynı tempoda ilerlerdi, bazen de yerinde sayardı ama hiçbir zaman koşamazdı. Kurmalı oyuncaklar gibi hissediyorum, hep aynı teraneyi döndürüyorum.

Bugün birisine nasılsın diye "sorduk" SÜPER dedi!
Döndüm arkadaşa ben ne zaman süper diyeceğim merak ediyorum dedim. İyi bile diyemiyorum artık, sorana idare eder diyorum, idare etmeye çalıştıkça aslında ötelediğimi, iteleyip sonraya bıraktığımı, Allah büyük buluruz bir yolunu dediğimi fark ettim. Ne zaman süper diyeceğim sorana hala merak ediyorum.Öyle bir günlük süper değil genelin süper olduğu bir yakın tarih göremiyorum kendimde.

Niye yazmıyorsun artık dediler, yatmaktan dedim. Dizüstü çıktı mertlik bozuldu. Dizin üstündeki pc ile yazmayı denediniz mi? Hiç zevkli değil, usandırıyor insanı, ben yazamadım, yazana helal olsun. Bıraktım artık diz üstünde kullanmayı, zaten batarya değiştir diyor bana ayar olmuş durumdayım. Eski bilgisayarı kurdum tekrardan emektar, sene 2001 di sanırım aldığımda ;) iyi para bayılmıştım o zaman, net hatırlıyorum 1,5 milyona toplamıştım :) şimdi bile aynı paraya iyi bilgisayar alınıyor sanırım, uzun zamandır da haberim yok fiyatlardan. Yazarım ben artık haberiniz olsun, unutan filan varsa hatırlasın, eşine dostuna haber salsın, insan okusun diye yazıyoruz bunları.

Çok umutsuzum lan bu aralar, hiç bu kadarını bekliyordum ama bu hayattan, daha kötüleri de oldu, çok daha kötü günler, geleceğin kapkaranlık olduğu dönemler de gördüm, tünelin ucundaki ışığı söndürenler oldu, tünelin ucunu kapatanlar, yılmadın kazdım o tünelin çıkışını, tırnaklarımla kazıdım, karış karış ilerledim bu günlere geldim. Ama o zamanlar şimdiki gibi bıkkın değildim. 30 yaşındayım hep aynı terane dönüyor hayatta, oh be! diyemedik ya lan ona yanarım AMK

Gecenin körü olmuş kara sinek geziyor tepemde, vızır cızır sorti yapıyor kafama gözüme, wireless hala bir bağlanıyor bir bağlanamıyor, kodumun şarkısını hala dinleyemedim, uykum yok, yarın iş var, şu aralar çalışmak istemiyorum, işler çok yoğun ve sevgilimi özledim...

30 yaş buhranı belki de benimkisi, hayallerim farklıydı bu yıllar için.

Özetle; aslında inancımı kaybettim ben, hem de daha 11 yaşındayken...

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.