Ads Top

Bir tur bisikletinin küllerinden doğuşu #1


2011 Nisan ayında Kron xc500 ile 10 yıl aradan sonra bisiklet sürmeye yeniden başlamış bu süreçte, ihtiyaçlarımı gözlemlemiş çeşitli değişiklilere rağmen ihtiyacımı karşılayamayan MTB bisikletimi aradan 8-9 ay geçtikten sonra satma kararı alıp, ikinci el sitesinden Trek fx serisi bir bisiklet alıp, eldeki MTB`nin kimi parçalarını kullanıp kimi parçalarını da satmıştım.

MTB`den bazı parçaları kullanmıştım çünkü aldığım bisikletin yürümeye dermanı yoktu, yazlıkta bekleye bekleye bisikletin tüm fren-vites kabloları paslanmış, vites çekiş sistemi aşınmıştı.
MTB bisikletimin vites çekiş sistemini komple yeni bisikletime aktardık, hafifletmek amacıyla; gidon, gidon boğazı, sele ve sele borusunu da yeni aldığım bisiklete taktık.

Trek fx serisinin jantları hem ağırdı hem de elimde ön-arka şeklinde 32 delik XT göbek mevcuttu. Bu göbekleri değerlendirmek için 32 delik byte marka çift kat çember aldım, eski jant tellerini kullandık ama uzun süre akort problemleri yaşadım. Telelr kısa geldiği için 3cross yerine 2cross örmek zorunda kaldık, haliyle eski tel de olunca istediğim verimi alamadım, ileriki zamanlarda bagaj ağırlıklarıyla beraber sıkıntı yaşayacağımı düşünerek yeni tel sipariş verdik, tellerin gelmesi biraz uzun sürdü, yaklaşık 1 aydan fazla tellerin gelmesini bekledim, bu sırada nedenini hala çözemediğim bir şekilde Shimano Xt M-775 serisi arka göbekte boşluk problemi oldu, üzerine de göbek mili yamuldu. Göbeğin içini açtığımızda standart dışı göbek mili beni canımdan bezdirdi, standart göbek millerinden daha kalın olan bu göbek milini yurt içinde bir yerde bulabildim, yurt dışında da iki sitede mevcuttu, ikisi de Türkiye`ye gönderi yapmıyordu, yut dışındaki bisikletçi de fiyatının pahalı olduğunu yeni göbek almamın daha mantıklı olduğunu söyledi, sadece göbek mili xt göbeğin yarı fiyatı kadardı. Tüm bu olumsuzluklar sonucu MTB bisikletimde kullanılan ve 5000km yol yapmama rağmen bir kere tık demeyen Parallax göbek aldım Ferhat arkadaşımdan. Yaklaşık 4-5 aylık test ve uğraşı sonucu jantlarım istediğim gibi oldu sonunda. Bu arada belirtmeden geçmek istemiyorum araştırmalarım sonucu öğrendim ki shimanonun 775 serisi göbekleri problemli bir seriymiş, neyseki ön göbek 765 serisi pek problem çıkarmayan bir seri. Xt göbek alacaksanız 775 serisi göbeklerden uzak durun derim.

Jantlarla uğraşırken bir yandan da diğer parçaları değiştirmeye başladım zaman içerisinde. Bir çok araştırma ve kullanıcı yorumlarını okuduktan sonra kendi ihtiyaçlarımı da göz önüne alarak bisikletin gerekli parçalarını değiştirdim.
Gidon olarak yol bisikleti gidonu kullanmaya karar verdim. Farklı tutuş açılarıyla uzun sürüşlerde kol ve bilek ağrılarını önlemek ve hem dik oturuş hem de agresif sürüş pozisyonu sağlaması açısından yol gidonu tam da istediğim gibiydi.Ayrıca FSA marka Compact tasarıma sahip gidon kullanmaya karar verdim. 125mm drop, 80mm reach uzunluklarıyla hem ileriye fazla uzanmayacağım hem de aşağıya fazla eğilmeden kullanabileceğim. Özellikle barend shifter kullanmaya karar verince 125mm drop uzunluğuyla viteslere uzanmam daha kolay olacak.
Vites değiştirici olarak yol gidonu seçtikten sonra önümde 3 seçenek vardı, STI kollar, Bar end shifter ya da downtube shifter kullanacaktım. STI kollar hem pahalı hem de karmaşık bir sistem olmasından dolayı tur bisikletçileri tarafından pek tercih edilmiyor, downtube shifterlar bana biraz kullanımı zor gibi geldi ama rahat kullananlar da yok değil. Son olarak ben de barend shifter kullanmaya karar verdim. 8-9-10 vites seçeneğini düşünürken, alacağım sitede 8`li versiyonununda indirime gittiler ve 9`lu vites değiştiricinin yarı fiyatından da ucuza denk geldi, ben de 8`li barend shifter aldım geçtim. Bazen tırmanışlarda ara vites arıyor insan ama çokta elzem değilmiş, üstelik 8`li parçalar hem ucuz hem de her yerde bulabilmek mümkün. Bu arada sadece arka dişliyi 8`li kullanmak zorundayım diğer parçaları 9 uyumlu parçalarda kullanabiliyorum, şuan aynakol , ön vites ve zincir 9 uyumlu, yakında arka aktarıcıyı da 9 uyumlu yapmayı düşünüyorum. Mevcut aktarıcı acera ama inanılmaz memnunum, bozulunca değiştiririm dedim ama daha bir kere vites ayarı bile kaçırmadı mübarek :)

Frenleri v-fren olarak kullanmaya devam edeceğimden dolayı yol gidonunda v-fren çalıştıran fren kolları pek yok, 2 seçenek vardı ya Tektro RL520 ya da Cane creek Drop-V fren kollarını kullanmak zorunda kalıyorsunuz, farklı alternatifler de var ama bu ikisi en ideali, yurtdışından nasıl getirebilirim derken şans eseri pedalbisiklet`in internet sitesinde Tektro SL520 olarak açılmış ürünü gördüm, hemen sipariş verdim ve bunu da halletmiş oldum.

Aynakol olarak ilk önce karemil alivio 48t mevcuttu bunu daha sonra LX serisi 48t hollowtech II aynakolla değiştirip bir miktar daha hafiflik kazandırdım.

Lastik olarak bisikletin üzerinde gelen 700x35 lastiklere alternatif olarak daha ince ve hızlı lastik aldım. Continental GatorHardshell 700x28mm lastik aldım yaklaşık 1000km kadar kullandım, ince lastikten beklediğim hazzı alamayınca bunları satıp mevcuttaki Bontrager 700x35mm lastikleri kullanmaya başladım. Kış sezonunda schwalbe touring plus ya da continetal touring plus ile değiştirmeyi düşünüyorum, bu iki lastik arasından kaldım, belki ön tarafa ve arkaya birer tane alıp ikisini karma kullanabilirim.
Sele olarak şuana kadar 4 farklı sele kullandım. Kron xc500 üzerinde gelen Vader marka sele, Selle Italia SL(ortası bol olanlardan), Selle Royal Vuelta Bassano sele ve Trek Fx serisinde kullanılan Bontrager jelli sele. İnanın en çok rahat ettiğim sele Vader marka 20 liraya satsan satılmaz atsan atılmaz seleydi :)
Pedli tayt kullanıp günde 150km yol yapınca kullandığım selelerin hepsinde pek bir problem yaşamadım ama iş ertesi gün de bisiklet kullanmaya gelince hiç birisi derdime derman olmadı. Bunun üzerine selelerin en kralı, turcuların vazgeçilmezi, pedli tayt düşmanı sele olarak Brook B17 modelini yurt dışından sipariş verdim, bal rengi olarak geçen açık kahve diyebileceğimiz rengini sipariş verdim, aynı renk fizik marka gidon bandını da sipariş verdim.

Şuan heyecan içerisinde bu iki parçayı bekliyorum. Daha önceden yurt dışından 4 kez sipariş verdim, gidon, barend shifter ve lastikler de dahil gelmesini bu kadar heyecanla beklediğim bir parça olmamıştı. Brook sele benim için bisiklet kullanımının zirvesi.
Çünkü Brooks sele yıllarca değiştirmeden kullanacağın, kullandıkça konforu artan, tüm bisiklet parçalarını değiştirsen bile, bu asla değiştirmeyeceğin bir parça. Bisikletten performans, hız, hafiflik vs.. beklemeden, konfor, her gün rahat kullanım ve yıllar ilerledikçe bisikletten alınan keyifin artmasını beklemenin karşılığıdır. Zaten tur bisikletinin amacı da kısmen budur. Kabaca ele alırsak; MTB`de sağlamlık ararsın, Yol bisikletinde performans ararsın. Tur bisikleti mi? Onun tadını kullanan bilir :)
Uzun lafın kısası, bisikletin macerası kısaca böyle, sele ve gidon bandı da geldikten sonra son halinin fotoğraflarını ve geriye kalan detaylarını ikinci yazıda anlatacağım.

2 yorum:

  1. güzel görünüyor :)

    YanıtlaSil
  2. Eser Bey ikinci bölümü merakla bekliyoruz.Bu deneyimleriniz o kadar önemli ki;
    Aynı yollardan gitmek isteyenler için artık yol daha kısa
    Brooks selenizi güle güle kullanın ,ben de yakın zamanda almak istiyorum, :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.