Ads Top

Kaldırım Kenarında Yürüyenler


Bazen işler istediğiniz gibi gitmez ve her şey sizin etki alanınızın dışında gerçekleşir. Müdahale edemezsiniz, olaya dahil olmak ister ama dahil olamazsınız, en çok güvendiklerimiz kötüde sizi de yanına çeker, iyi de sizi dışarıda bırakmaya çalışıp başarıyı kendisine endekslemeye çalışır.

Kurunun yanındaki yaş olursunuz bazen, bazen de kuruyu yakmak için kullanılan çıra olur yanar gidersiniz.

Hayalleriniz vardır gerçekleştiremediğiniz, düşleriniz vardır her gece rüyasına yattığınız, rüyalarınız vardır gülümseyerek uyandığınız.

Hayalleriniz vardır gerçekleştiremeyeceğiniz, hayal edersiniz yine de, rüyalarınıza girer, terleyerek uyanırsınız.

Korkularınız vardır, sadece korktuğunuz için. Korkularınız vardır gerçekten korkulması gerektiği için. Korkularınız vardır en çokta kaybetmekten korktuğumuz için.

Kaybederiz bazen, bir futbol maçını, bir tavlayı, bir bilgisayar oyununu. Kazanırız bazen de. Hayat kaybetmek ve kazanmak üzerinedir aslında. Ne kadar çok kazandığın ya da kaybettiğin önemli değildir. Neyi çok kazanıp neyi çok kaybettiğindir aslında önemli olan.
Kaybederiz bazen umutlarımızı, hayallerimizi, düşlerimizi, gülüşlerimizi.
Kaybederiz bazen en güzel dünlerimizi, bugünlerimizi ve yarınlarımızı.
Kaybederiz bazen sevdiklerimizi, seveceklerimizi, sevindiklerimizi.
Kaybederiz bazen tüm hayatımızı.

Kaybedeceğimizin eşiğinde fark ederiz aslında kaybedeceğimizi ama çeviremeyiz, döndüremeyiz kendimize. Hani böyle kaldırımın kenarında yürürken yola düşeceğimizi anlarız da düşmemek için çabalarız ama düşeceğimizi de biliriz ya, aynı onun gibi bir his olur kaybedeceğimiz zaman da.
Ancak yanınızda yürüyen arkadaşınız, dostunuz, sevgiliniz, aileniz artık her kimse sizin düşeceğinizi anlar da tutar ya sizi, çeker kendisine doğru.

İşte o zaman düşmezsiniz, hatta sizi tutana daha çok yaklaşırsınız, gülümsersiniz ona sımsıcak.
Kazanırsınız o zaman...
Hayallerinizi, düşlerinizi, gülüşlerinizi.
Bugünü, yarını.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.