Ads Top

Yolda Olmak

İznik turundan bir kare - İznik - Yenişehir yolu

Uzun zamandır yolculuk yapamadım.
İşler yoğun şu sıralar, sormayın gitsin, sabah 7 akşam 9 bir aydır tempo böyle, sadece pazar günleri tatil onda da dinleniyorum.
Ne bisikletle, ne arabayla ne de otobüsle bir yerlere gidemedim. Bitim kanlandı resmen :) bu hafta sonu yolculuk var...
Bir ara o kadar çok yolculuk yaptım ki bünyede alışkanlık yaptı sanırım.

Nereye gittiğinizin önemi olmadan yolculuk yaptınız mı ya da yapmak istediniz mi hiç? Garip bir duygu, bunu arabayla bir kaç sefer otobüsle hiç denemedim ama bisikletin üzerindeyken daha çok oluyor bu hissiyat. Bisiklet özgürlüktür dediğimiz kısmı da bu işte.
Bisikletin üzerinde daha çok zaman geçirmeye başladığınızda mesafeler gözünüzde de artık kısalmaya başlıyor. Önceden eve pestil gibi geldiğiniz 50km lik geziler artık çay içmek için gidilen yerler oluyor. Durum böyle olunca daha uzaklara gözünüzü dikiyorsunuz.Ne kadar uzaksa o kadar zevkli oluyor, gittiğiniz yerde kamp yapıp konaklıyorsanız da tadı bambaşka oluyor. Herkesin hayatında bir kere denemesi gereken şeylerden birisi. Ölmeden önce yapılacaklar listenize ekleyin.

Konuyu bisiklet temasından çıkarıp işin özüne yani yolda olmaya dönersek; insanın kendisini dinleyebildiği ender zaman ve "mekanı olmayan" mekanlardan.
Her yolculuk farklı duygular barındırır aslında, yolun sizi nereye ve kime götürdüğüne göre değişir bu hissiyat.
Hele bir de gittiğiniz yerde sizi bekleyen sevdiğiniz varsa değme keyfine.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.