Ads Top

Yol Bisikleti Günlükleri #1


Bisikletle yol hikayelerini genellikle uzun turlara çıkanlar yazıyor, çünkü uzun turlarda bir çok farklı şey yaşanabiliyor.
Yol bisikleti kullananlar genellikle evden çıkar bisiklete biner, uzun km`ler sürer ve eve döner, yeme içme her şey bisikletin üzerinde gerçekleştirilir. Nadiren bir yerlerde su ve yiyecek takvisyesi için mola verilir. Böyle olunca da genellikle anlatacak farklı bir şeyler yaşanmadığı için günlükleri tutulmaz.
Nadiren de olsa farklı şeyler yaşanabiliyor ve aslında her yolculuğun farklı bir hikayesi olabiliyor. Bundan sonra her turumu anlatmasam da ara sıra hikayesi olan turlarımı yazmaya karar verdim.

Bugünkü turda başıma türlü türlü olaylar gelince yol bisikletiyle de anlatacak bir şeyler yaşanıyor diye düşündüm.
Sabahtan yiyecek ve içecek tedariğini yapıp yola çıkmaya hazır bir hale geldim. Strava`yı telefondan kullanıyorum, tura başlarken stravayı açtım ama telefonu pil tasarruf modunda unuttuğum için kayıt etmemiş, Tabi ben bunu 35km ilk mola verdiğim yerde fark ettim, üzüldüğüm nokta stravada bir tane segmentte çok iyi değer yapmıştım, sanırım ilk 3 garantiydi bu değerlerim uçup gitti :(

Rota olarak Eskişehir-Bozüyük rotasını tamamlamayı düşünüyordum ama karşıdan esen rüzgar çok yıpratmaya başladı, fazla zorlama olacağını düşünüp Eskişehir çıkışından geri döndüm ve Hekimdağ`a tırmanmaya karar verdim.

Hekimdağ`a tırmanırken tırmanışın yarısındayken zincirim koptu, tırmanışta olduğum için hızım düşüktü kali pedaldan çıkarmak zor olsa da düşmeden bu işten kurtuldum, en son zinciri kısalttığım bir baklayı biraz zorlama monte etmiştim, çıkabileceğini tahmin ettiğim için turlarda zincir sökme-takma aletini yanımda taşıyordum, ellerim yağlanmış olsa da zinciri takıp zirveye doğru devam ettim.

Yolda iki tane çeşme vardı, bu sene güzel kış olmasına rağmen iki çeşmeden de su akmıyordu, susuz kaldığım için hafiften bacaklarıma kramp girer gibi oldu, yolun 2 metre kenarından erimiş kar suları akıyordu, bir yudum içtim tadı fena değildi ama güvenemediğim için daha fazla içmedim, güvenemiyom yani bokta çıkabilir deyip yoluma devam ettim.

Zirveye vardığımda bir kaç ince ayar için alet çantasını cebimden çıkarmıştım, zirveden inip neredeyse yolu yarılamışken fotoğraf çekmek için durduğumda alet çantasını yukarıda unuttuğumu fark ettim. Fotoğraf çektikten sonra tekrar zirveye tırmandım, su içmeden çıkmak fazlasıyla yıprtıcı oldu, neyse ki kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde unuttuğum için kolaylıkla buldum ve geri indim.

Hayalmeyal (@eser_sevinc) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

İniş neyse ki problemsiz geçti ama çevre yolunda uzun zamandır görmediğim kadar çok trafik vardı, alternatif yolları kullanarak kimi zaman kaldırımdan giderek eve sağ salim varmış olmak benim için sevindirici oldu.

2 yorum:

  1. Erimiş kar suyunu içememek. Kötü olmuş :D

    YanıtlaSil
  2. Güvenemedim, bokta çıkabilirdi suyun içinden :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.