Ads Top

True Detective Dizi İncelemesi


Daha önceden izlediğim filmler hakkında çok kez yazdım ama ilk defa bir dizi hakkında yazıyorum, spoiler vermeden sizlere anlatmaya çalışacağım.

Polisiye filmleri ve dizileri seviyorsanız HBO yapımı True Detective size polisiye ve dedektif temalı içeriği çok başarılı bir şekilde işliyor; bu da dedektif temalı dizileri izleyen ve ilgi duyan birisi için kaçırılmayacak bir dizi demektir, eğer bu tür diziler hakkında çekimserseniz, bu diziyi izlediğinizde bu çekimserliğiniz olumlu yönde değişebilir. Zaten HBO 'nun yapımları her zaman belirli bir kalitenin üzerinde oluyor.

Genel olarak okuduğum yorumlarda eleştirilse de bence dizinin en güzel taraflarından birisi, birinci sezonuyla ikinci sezonundaki oyuncu kadrosunun tamamen farklı olması, doğal olarak da konusu da tamamen farklılaşıyor.

Bizim ülkemizde de dizi sektörü oldukça gelişmiş olmasına rağmen son zamanlarda birbirine benzeyen bir sürü aşklı böcekli diziler yerine polisiye olmasa da her sezon oyuncuları tümden değişen bir dizi fikri nasıl çıkmamış ortaya ya da çıktı da maliyeti fazla mı geldi bilemiyorum ama senaryo konusunda daha serbest bir durum olacağı kesin. Bir risk gözükse de, benim gibi aynı muhabbetlerin dönmeye başladığı 3. sezondan itibaren dizilerden sıkılmaya başlıyorsanız True Detective bulunmaz hint kumaşı gibi.

True Detective Hakkında

Spoiler vermeden kısa kısa notlar aktarmak isterim;

Genel kanı olarak yorumlarda ve incelemeler gördüğüm kadarıyla 1.sezonun 2. sezondan daha çok sevilmesinin nedenlerinin en başında;
1. sezonda bilinmeyenlerin çok olduğu bir konuyu ele alması ve Woody Harrelson ile özellikle Matthew McConaughey'in muazzam oyunculukları kesinlikle bunda etkili olmuştur.


Dizi hakkında okuduğum yazıların neredeyse bir çoğunda Matthew McConaughey'in başarılı oyunculuğu ve sigara içişi övülmekte. Matthew McConaughey'i severim ama sigarayı bırakmış birisi olarak bana hiç çekici gelmedi, o kadar da övülecek hayran duyulacak bir durum değil. Sigara içenlere göre adam güzel sigara içiyor diye birinci sezon mükemmel ikinci sezon kötü.


Bana kalırsa da ikinci sezonda Vince Vaughn’un ceket iliklemesi ve takım elbisenin üzerine yakışması olağanüstüydü, bir insan ancak bu kadar karizmatik ceket düğmesi ilikleyebilir.


Ayrıca Colin Farrell’ın oyunculuğunu da göz ardı etmemek lazım, özellikle şu sahnede


Dizide her iki sezonda da oyunculuklar ve müzikler olağanüstü, 2.sezonda Lera Lynn'a hayran olabilirsiniz ama önce diziyi bitirip sonra müziklerini dinlemeye başlayın derim.

Diziyi izlerken bence yapılan en büyük hata 1.sezon ile 2.sezonu karşılaştırmak, başrol oyuncularını birbiriyle kıyaslamak, böyle yapınca da illa bir tarafı harcamak gerekiyor. Hagi ile Alex'i kıyaslamak gibi, ikisi de çok başarılı olmuş futbolcular, ikisi de Türkiyede oynadıkları takımlarda efsane olmuştur, birisine iyi derken diğerine kötü demek ne kadar saçmaysa, True Detective için de herhangi bir sezonu iyi derken diğer sezonunu kötü demek o kadar saçmadır. Bunu yapan birisini ıslak havluyla tokatlayabilirim :)

Her iki sezonda da işlediği konular gerçeklerden harmanlanmış konular olması çarpıcılığını daha da arttıyor.


Bundan sonrası biraz spoiler içerir 

Dizinin 1. ve 2. sezonunun en temel farkı bana göre hikayenin işleniş biçimiydi.
1.sezonda katilin kim olduğu hep bir muammaydı ta ki sezon finalinde görebildik ve dizinin temel işleyişi karakterlerin psikolojisi daha ön planda tutularak ilerliyordu.
2. sezonda ise hikayenin ilerleyişi ön plandaydı, karakterlerin işlenişi hikayeyle birlikte ilerliyordu ve dört ana karakterin hikayeyle birlikte derinlemesine işlenmesi zaman aldığı için 2.sezonun 5. bölümüne kadar dizi izleyicinin gözünde yavaş ilerliyor izlenimi yarattı.

Son olarak 2.sezonun finali 1. sezonun finalinden çok daha başarılı ve çarpıcıydı.

Ne olursa olsun iki sezonu da birbirinden bağımsız ayrı ayrı diziler olarak ble düşünülebilir ve izlenmeye değer.


Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi.
Çok fazla bilinçlendik. Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı. Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız.
Hepimiz bir yanılsama içindeyken duyusal deneyimler ve hislerin gelişimi sayesinde birey olduğumuzu sanan fakat aslında bir hiç olan şeyleriz.
Bence türümüzün yapması gereken onurlu davranış programlamamızı reddedip üremeyi durdurmak ve hep birlikte soyumuzu tüketerek kardeşçe bu haksızlığa bir gecede son vermektir.
- O halde ne diye sabah yataktan kalkıyoruz ki?
- Ben de kendime bunu soruyorum ama aslında bu sorunun cevabı intihar etme cesaretimin olmamasıdır.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.