Ads Top

Japon ve Almanların Tarafından 2. Dünya Savaşını Anlatan Filmler

Japon ve Almanların Tarafından 2. Dünya Savaşını Anlatan Filmler

2. Dünya Savaşını konu alan filmler çoğunlukla Holywood tarafından yapılan filmlerdir; bu filmlerde ABD askerlerini kayıtsız şartsız iyi, Almanları da 7'den 70'e Nazi ve kötü olduğu konusu işlendi. Bu değerlendirmeyi yaparken bazı istisna filmleri hariç tutuyorum.
Tabi ki Naziler iyi ABD'liler kötü demiyorum ama 2. Dünya Savaşının masum tarafının olmadığını düşünüyorum, savaşların en büyük mağduru sivil halktır.

Bu film listemizde 2.dünya savaşını kaybeden Japonların ve Almanların bakış açısından işleyen filmleri bulabilirsiniz.
Daha çok savaşın insani noktalarına değinen bu filmlerin bazıları sadece Almanların ya da sadece Japonların savaşa bakış açısını, bu ülkelerde yaşayan sivillerin ya da askerlerin hikayelerini anlatıyor bazıları da her iki tarafın da bakış açısıyla objektif bir şekilde konuyu işlemeye çalışıyor.

Bu konu üzerine izlediğiniz ve listede olmayan filmler varsa yorum olarak katkıda bulunabilirsiniz.






1. Ateşboceklerinin Mezari - Hotaru no Haka - 1988 - IMDb:8.6




Bu animasyon filmde, Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nın sonunda teslim olmasından sonra 1945'te bir tren istasyonunda genç Seita yalnız başına ölür. Filmin geri kalanı bize, geri dönüşlerde, bu duruma nasıl geldiğini anlatıyor.
Seita ve Setsuko, II. Dünya Savaşı'nın savaşla geçen günlerinde büyüyen iki genç Japon çocuğun hikayesini . Seita ve Setsuko'nun, babaları Japon donanmasına katıldıktan sonra Anneleriyle birlikte iyi bir hayat yaşamaktadırlar. Anneleri, bir Amerikan bombardımanından sonra yaşamını yitirdikten sonra, uzak bir teyze onları evine alır ve ve anlaşmazlık yaşamaya başlarlar, bu durumun çocukların kendi başlarına hayatta kalmaya çalışmasına neden olur. İlk başta Seita ve küçük kız kardeşi, ülkelerindeki pasif hayatlarının tadını çıkarırlar. Ancak sert bir gerçek, Seita'nın hem genç oluşu hem de küçük bir çocuğa bakmanın zorluklarını anlamaya başlamasıyla sonuçlanır.




2. Unsere Mütter, unsere Väter - Generation War - 2013- IMDb: 8,5




Unsere Mütter, Unsere Väter 3 bölümden oluşan ve Alman yapımı olan sinema tadında bir dizi.
2. Dünya savaşını anlatan bu dizi; Berlin 1941 inde başlayan ve 5 arkadaşın savaş boyunca yaşadıkları üzerinden, olayları geliştiren bir yapım olarak değerlendirebiliriz.

Hitler'in altında hayatın acımasız ahlaki uzlaşmalarında dolaşmaya zorlanan beş genç Alman arkadaşının hayatlarını canlı bir şekilde tasvir ediyor.




3. Iwo Jima’dan Mektuplar - Letters from Iwo Jima - 2006 - IMDb:7.9




İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Amerikan askerlerinin Japon’ların elindeki Iwo Jima Adası’na yaptıkları kanlı çıkarma üzerine odaklanan film, yaşananlara kaybeden tarafından bakıyor.
Yıllar sonra adanın ıssız topraklarında bulunan mektuplarla ortaya çıkan gerçekler, mağlubiyetin kaçınılmaz olduğu bir ortamda Japon askerlerinin nasıl kırk günlük bir direniş gösterebildiklerini ortaya koyar.
Amerikan askerlerine direnen Japon general odaklı bir anlatımın olduğu film, Atalarımızın Bayrakları ile birbirini tamamlayan iki film olma özelliği taşıyor. Her iki film de Clint Eastwood imzası taşısa da, yönetmenin Iwo Jima’dan Mektuplar ile çok daha büyük bir etki yarattığını belirtmek gerek.




4. Stalingrad - 1993 - IMDb:7.5




Film, Kuzey Afrika cephesindeki El Alameyn Muharebeleri'nde başarıyla görev yapmış ve dinlenmek üzere İtalya'ya sevk edilen bir hücum istihkamcısı taburunun Stalingrad Muharebesine gönderilmesi ve orada yaşadıklarını, isteksizce savaştıklarını anlatıyor.
Savaşa Almanların gözünden bakan film, bir grup Alman askerinin Avrupa'dan Rusya'ya gidişini ve Stalingrad Savaşını anlatıyor. Hitler 2. Dünya Savaşında Nazi ordusunu toplayarak Rusya'nın doğusunda Kızılordu'ya saldırır. Tarihin en büyük savaşları arasında yer alan bu savaş 2. Dünya Savaşının sonucuna da etki edecektir.




5. Çöküş: Hitler’in Son Günleri - Downfall - 2004 - IMDb:8.2




Çöküş, Adolf Hitler'in son günlerini anlatıyor Hitler ve yakın arkadaşları kendilerini sığınaklarda güvene almışlardır. Aralarında Führer'in özel sekreteri Traudi Junge de vardır. Berlin artık düşmüş bir kaledir fakat Hitler, şehirden çıkmayı ve teslim olmayı kabul etmemektedir. Halkının tüm fertleri dışarıda yok edilirken o, son yolculuğuna hazırlanmaktadır. Birlikte intihar etmeden birkaç saat önce Eva Braun ile evlenirler. Cesetleri düşman eline geçmemesi için yakılır. Führer'in peşinden yıllarca sadık bir şekilde gitmiş birçok insanın durumu da farklı değildir. Berlin düşerken herkesin ölümle yaşam arasında seçim yapma saati giderek yaklaşmaktadır.


6. Das Boot - 1981 - IMDb:7.4




Das Boot şimdiye kadar yapılmış en sürükleyici ve otantik savaş filmlerinden biridir. Alman İkinci Dünya Savaşı fotoğrafçısı Lothar-Guenther Buchheim'ın otobiyografik bir romanına dayanan film, korkusuz bir U-Boat kaptanının (Jurgen Prochnow) ve onun tecrübesiz ekibinin, müttefik gemilerini aramak için Atlantik ve Akdeniz'i devriye gezmesini ve düşman botlarını aramasını konu alıyor. Bu arama srasında bazen av bazen avcı oluyorlar. Fimlde mekan sadece bir denizaltı, bu yüzden filmin gücü hem perçinleniyor; hem destansı savaş sahneleri hem de düşmanın emirlerini veya işaretlerini bekleyerek geçirilen sıkıcı ve stresli saatlerin detaylarını görebiliyoruz.




7. Napola - Elite für den Führer - Çöküşten Önce - 2004 - IMDb:7.4




Berlinli bir işçi ailesinin oğlu olan on yedi yaşındaki Friedrich, bokstaki başarıları sayesinde 1942 yılında seçkin bir Nazi okuluna, "Napola"'ya kabul edilir. Ancak resmi ideolojiye karşı çıkan ve bir Nazi önderinin oğlu olan yakın arkadaşının başına gelenleri görünce, özgürlüğünün aslında tehdit altında olduğunu ve kendine olan saygısının azaldığını fark eder.




8. Sophie Scholl - Son Günler - 2005 - IMDb:7.6

v

Film, Almanların en meşhur anti-Nazi bayan kahramanının gerçek hikayesini anlatır. Sophie Scholl, Beyaz Gül adındaki yer altı öğrenci direniş grubunun korkusuz aktivistidir. Tarihsel kayıtlar kullanarak film, Sophie’nin, okuldaki son altı gününü yeniden yaşatır. 1943’te Munih’te tutuklanmasından sorguya çekilmesine kadar olan yolculuktur bu. Gestapo tarafından alındığı çapraz sorgu, ciddi boyutta bir irade sınavına dönüşür. Scholl tutku ile özgürlük çağrısı duymaktadır içinde ki bu yolda kişisel olarak kendisini sorumlu hissetmektedir




9. Anonyma - Berlin’de Bir Kadın - 2008 - IMDb:7.1




Berlin'de Bir Kadın (Almanca: Eine Frau in Berlin), 1945 yılının 20 Nisan Cuma-22 Haziran Cuma tarihleri arasında Kızıl Ordu'nun Berlin'i işgali esnasında Sovyet askerlerinin Alman kadınlarına tecavüzünün, açlığın ve ölümün anlatıldığı daha sonra kitaplaştırılmış olan, tamamen gerçek olaylara dayanan günlük.
Berlin Savaşı sırasında ve sonrasında bir Alman gazeteci Marta Hillers, günlüğün yayınlayan ve günlüğün tahmini yazarıdır. Günlüğün sahibi ve olayların şahidi-kurbanı olan Alman kadın, isminin anonim olarak kalmasını istemiş ve günlük kitaplaştırıldıktan sonra siyasi nedenler dolayısıyla kitapta yer alan isimler değiştirilmiştir.
Daha sonra, Walter Kempowski, yayınevi adına notları incelemiş ve o anda tutulan gerçek günlüğün Hillers'e ait olduğunu belirtmiştir.
Antony Beevor isimli Berlin Savaşı hakkında ayrıntılı bir tarih yazmış olan bir İngiliz tarihçi, dönemin kendi detaylı bilgilere ve birikmiş diğer birincil kaynakları ile içeriği karşılaştırarak orijinalliğini doğruladı.




10. Hitler'e Suikast - Elser - 2015 - IMDb:7.0




Nazi askerlerinin Polonya'yı işgalinden iki ay sonra 8 Kasım 1939 günü, Nazi karşıtı marangoz Georg Elser Hitler'in Münih'te konuşma yapacağı ünlü Bürgerbräukeller salonuna bomba yerleştirir. Amaç Hitler'i ve partinin önde gelen isimlerini yok etmektir. Ancak Hitler o toplantıda konuşmasını kısa tutmuş ve parti liderleriyle birlikte patlamadan 13 dakika önce ayrılmıştır.
Elser, İsviçre sınırından geçmeye çalışırken şüpheli eşyalar taşıdığı için, dedektifler ve Gestapo yöneticisi Heinrich Müller tarafından yakalanıp sorguya çekilir ve suikast girişiminin başarısız olduğunu bu şekilde öğrenmiş olur. Günler süren işkence seanslarının ardından itirafta bulunup planının ayrıntılarını anlatmaya başlar...




11. Yalan Labirenti - Im Labyrinth des Schweigens - 2014 - IMDb:7.3




Yalan Labirenti, Almanya'nın Hitler sonrası dönemine ışık tutuyor. II. Dünya Savaşı’nın ardından dünyanın Auschwitz’teki soykırıma ve ne tür bir vahşet yaşandığına dair en ufak bir fikri yoktur. Naziler nerededirler? Kamplarda kimler ölmüştür? Toplama kamplarıyla ilgili binlerce gizli belge mevcut olsa da, Nazi otoriteleri ve kamptan kaçmayı başaran esirler sessiz kalmış veya buna zorlanmıştır.
Yıllar sonra genç savcı Johann, tesadüf eseri bazı kanıtlara ulaşır ve kamptan kurtulan esirlerle kampta görev almış Nazi subaylarını tek tek sorgulamaya başlar. İdealist savcı, hem ülkesinin hem de insanlığın yüzleşmesi için bu korkunç olayları gün yüzüne çıkarmaya, sorumluları adalete teslim etmeye kararlıdır. Sorgular sırasında derinlere indikçe Auschwitz’te yaşananlara dair akıl almaz deliller elde edecek ve bu deliller, dünya tarihini sonsuza dek değiştirecektir ancak farkındalığa giden yol uzun ve zorlu olacaktır




12. Kuzey Yamacı - Nordwand - 2008 - IMDb:7.4




Almanya, 1936 yazı: Çocukluk günlerinden beri arkadaş olan Toni ve Andi özellikle bir dağla, “ölü taraf” olarak da bilinen kuzey tarafı daha fethedilmemiş Eiger Dağı’yla ilgilenmektedir. İki arkadaş hala yapabileceklerine ikna olmuştur ve eğer başarırlarsa yalnızca özlemini duydukları toplumsal takdiri kazanmakla kalmayacaklar, Olimpiyat altın madalyasına da göz kırpacaklardır.Kuzey tarafının yamacındaki hazırlıkları sırasında Toni’nin sevdiği ilk kadın Luise’le karşılaşırlar. Bir gazeteci olan Luise, sadık Nazi muhabiri Arau’yla birlikte Toni ve Andi’nin denemelerini haber yapmak için buradadır. Aralarındaki ateş yeniden alevlenmiştir, ama Luise Arau’ya karşı da bir çekim hissetmektedir. Toni, Avusturyalı Willy ve Endi’yle tanışacakları kuzey tarafına Andi’yle birlikte tırmanmaya başladığında umutsuzluk içindedir.Başta her şey iyi gider ve hızlı bir ilerleme kaydederler. Eiger’ın yamacındaki Grand Hotel’in terasında bulunan seyirciler, uluslararası basın ve sonunda Toni’nin kendisi için tek erkek olduğunu anlayan Luise dört dağcıyı teleskoplarından hevesle izlemektedir.Ama dağcılar için işler kontrolden çıkmaya başlar: Hava değişmiş ve Willy yaralanmıştır. Birden, yine dağ kazanacakmış gibi görünür. Ve kuzey tarafında hayatta kalmak için dramatik bir savaş verilirken Luise de hayatının aşkını kurtarmak içini yola çıkar. Zamana ve doğanın güçlerine karşı bir yarış başlamıştır




13. Güneş İmparatorluğu - Empire Of The Sun - 1987 - IMDb:7.8




J.G Ballard'ın oto-biyografik romanından uyarlanan "Güneş İmparatorluğu", Shangai'in Japon istilasına uğradığı 1941 yılında başlıyor.
Zengin bir ailenin mutluluk içinde yaşayan genç üyesi Jim - "Christian Bale" şehirde yaşanan büyük kaos sırasında ailesini kaybediyor ve her gün onlarca insanın öldüğü bu karmaşada yapayalnız kalıyor.. Uçaklara büyük bir ilgi duyan ve hep uçmayı hayal eden Jim, sonunda Soo Chow toplama kampına gönderiliyor ve burada geçirdiği aylar boyunca yepyeni insanlarla tanışarak, yaşamın ailesinin kendisine sunduğu kadar toz pembe olmadığının farkına varıyor




14. Fires On The Plain - 1959 - IMDb:8.0




Film, Kon Ichikawa'nın Shohei Ooka'nın romanı Nobi'nin uyarlanmasıdır.
II. Dünya Savaşı'nın sonunda Filipinler cephesinde Japon ordusu büyük kayıplar yaşamış ve gelen Amerikan kuvvetlerinden aceleyle geri çekilmektedir. Askerler; Amerikalıların hiçbir canlı tutukluya sahip olamayacakları konusunda da uyarıldı ve böylece durumları daha da umutsuz bir hal aldı
Hastane, tüberkülozun son evrelerinden mustarip Tamura (Eiji Funakoshi) adlı askeri hastanede daha acil yaralılar olduğu için kabul etmez ve cepheye geri yolar, cephe de Tamura'yı hasta olduğu ve diğer askerlere de hastalık bulaştırır gerekçesiyle kabul etmez. Askerler bir yandan guru ve ölüm korkusuyla teslim olmazken bir yandan da açlık, kıtlık, yamyamlık ve akıl sağlıklarıyla mücadele ederler. Savaşın insanlara neler yapmaya zorlayabileceğini anlatan güzel bir film.




15. Kabei: Our Mother - 2008 - IMDb:7.6




1940 Tokyo’sunda, Nogami ailesinin huzurlu yaşamı, baba Şigeru’nun komünistlikle suçlanıp tutuklanmasıyla aniden bozulur. Profesör Shigeru Nogami (Mitsugoro Bando), Çin'in Japon istilasına karşı konuşma konusundaki rolü nedeniyle hapsedilen bir kişidir.
Karısı Kayo iki kızını yetiştirebilmek ve evi geçindirebilmek için Şigeru’nun kız kardeşi Hisako ve Şigeru’nun eski öğrencisi Yamazaki’nin desteğini alır ve sabahtan akşama kadar çılgınca çalışır. Ama eşi asla geri dönmez..
2. Dünya savaşının patlak vermesiyle tüm ülke üzerine karanlık bulutlar çöker. Ama Kayo yine de ailesini bir arada tutmaya, neşeli ve güçlü olmaya çalışmaktadır.. Zorluklar içindeki bir annenin duygusal hikayesini anlatıyor




16. Zafer Madalyası - Cross Of Iron - 1977 - IMDb:1977




2. Dünya Savaşının önemli cephelerinden olan Rusya cephesinde büyük değişiklikler olmuştur. Rusya’ya saldıran Alman orduları yanlış zaman ve yetersiz malzeme yüzünden inanılmaz hızla girdikleri bu topraklardan geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Savaş alanındaki kurnazlıkları sayesinde hayatta kalmayı başaran Çavuş Steiner ve emrindeki birliğe yeni atanan komutanları Yüzbaşı Stransky arasında çok kısa bir süre içinde sürtüşme başlar. Aslen Prusyalı aristokrat bir aileden gelen bu yeni komutan her ne pahasına olursa olsun şeref madalyası almaya çalışmaktadır. Aralarındaki hava gergindir çünkü Çavuş, askerler arasında adeta bir efsane haline gelmek üzeredir.




17. Europa Europa - 1990 - IMDb:7.6




Bu film, Nazilerin Holokost'undan kurtulan genç bir Alman Yahudisinin gerçek hikayesine dayanıyor. Solomon Perel, İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken kendi hayatını koruyabilmek adına kim olduğunu saklar ve Hitler'in peşinden giden güruhun peşine takılır. Bir Musevi olduğunu saklamaktadır ve orduda gösterdiği başarılarla beraber kısa bir süre sonra bir kahraman olarak görülmeye başlayacaktır. Ancak savaş beraberinde bambaşka trajedileri getirecektir




18. Tora! Tora! Tora! - 1970 - IMDb:7.5




2. Dünya Savaşı’nda, Amerika’nın sabrının taşmasına neden olan Pearl Harbor baskınını, hem Japonlar’ın hem de Amerikalılar’ın bakış açılarıyla anlatmayı deneyen, gösterişli bir ortak yapım. Baskının öncesi ve sonrasında yaşanan olaylar dizisini de perdeye taşıyan “Tora! Tora! Tora!”, özellikle o ünlü saldırı sahnelerinde ürkütücü bir gerçekçiliği yakalamayı başarıyor.
Film, 1939 yılında Amiral Isoroku Yamamoto’nun (Yamamura), Japon Kraliyet Donanması’nın komutasını üzerine almasıyla başlar. Eğitimini Harvard’da tamamlamış, ateşli bir milliyetçi olan komutan, önceleri Amerika’yla yapılacak bir savaşa karşı olmasına rağmen, zamanla fikrini değiştirir. Japonya’nın, Asya’nın en güçlü devleti olma arzusu onu da etkiler ve vargücüyle Amerikalılar’la savaşmaya hazırlanır. Öte yandan ABD cephesinde, Japonya’nın egemenliğine karşı çıkma hazırlıkları başlar. Yamamoto bunun üzerine, Pearl Harbor limanındaki donanmayı vurmayı hedefler




19. The Longest Day - 1962 - IMDb:7.8




Cornelius Ryan'ın 1959 tarihli eserinden uyarlanmış bir başyapıt. Çekildiği yıla göre kendisinden sonra çekilen filmlerin bile çok ötesinde teknik olanaklara sahip bir film.
1944 Haziranında İngiltere'de gerçekleşen tarihin unutulmaz olaylarından biri olan Normandiya çıkarmasını ve halkın savaş esnasındaki durumunu seyirciyle buluşturan bu filmde; Normandiya çıkarmasını tüm tarafların gözünden anlatması, herkesin kendi anadilinde konuşması, karakterlerden çok içinde bulundukları koşullara odaklanması filmi bir baş yapıt haline getiriyor.




20. Japan's Longest Day - 1967 - IMDb:7.8




Amerikanın Japonya'ya attığı iki atom bombasından sonra Japon askerlerin ve politikacıların, gurur, direnme ve teslim olma süreçlerini anlatan bir film.
Aynı konuyu anlatan aynı isimde 2015 yapımı film de mevcut. Bu film IMDb:6.7 puana sahip.




21. As Far As My Feet Will Carry Me - Ayaklarım Beni Taşıdığı Yere Kadar - 2001 - IMDb: 7,4




SSCB'nin Sibirya'nın en ucunda ve Alaska sınırının bulunduğu Bering Boğazı'nın kenarındaki Gulag'a 25 yıllığına kapattığı Alman Subayının 4 yıl kadar orada kaldıktan sonra karısına ve çocuklarına dönmek için kamptan kaçmaya çalışır. Kimi zaman trenle, botla ama çoğunlukla yürüyerek doğadan ve insanlardan kaynaklanan tehlikelerle dolu bu yolculuğunda asla bir sonraki adımının son olmadığını bilmeyerek tek amacı ailesine yuvasına dönmektir.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.