Strava

Çöldeki İzler - Tracks - Sinema


Çöldeki İzler orjinal adıyla Tracks 1 Kadın (Robyn Davidson) 4 Deve (Dookie, Bub, Zeleika ve Goliath -Zeleika'nın yeni doğan oğlu-) ve 1 Köpeğin (Diggity) Avustralya`nın çorak ve ıssız topraklarında yaklaşık 3000km lik süren yolculuğun hikayesini anlatıyor.
Film gerçek bir hikayeden alınmış biyografik-dram diyebileceğim bir türden.

Davidson`un yaşadığı ruhsal travmalara, içindeki serüven isteğine ve bir kadın olarak başarma isteğine, modern hayatın dayatlamalarına karşı isyanına ve insanlardan uzaklaşma isteğine yanıt aradığı bir yolculuğun hikayesi.

Into the Wild gibi gerçek bir hikayeden sinemaya uyarlanmış bu film maalesef Into the wild gibi ilgi görmemiş olması üzücü. Bunda bence yönetmenin faktörü çok büyük, bazı olaylarda sahneleri kısa kesmiş, bazı sahneleri de gereksiz uzatmış bu sebepten Davidson`ın yaşadığı ruhsal durumu iyi yansıtamamış.

Film hakkında daha fazla detay verip hikayenin izlerken keşfedilmesi gerektiğini düşündüğüm detaylarını burada anlatmak istemiyorum.
Macera, yol ve seyehat hikayeleri sevenlerin muhakkak izlemesi gerektiğini düşündüğüm bir film.
Çöldeki Izler (2013) on IMDb
Konusu: John Curran’ın yeni filmi Tracks, Avustralyalı yazar Robyn Davidson’ın kendi anılarını kaleme aldığı aynı adlı kitabından bir uyarlama. Mia Wasikowska’nın Davidson’ı canlandırdığı film, yazarın köpeği ve dört deveyle 1977 yılında Avustralya çöllerinde yaptığı yolculuğu konu alıyor. Adam Driver ise, Davidson’ın yolculuğunu kaydeden National Geographic fotoğrafçısı Rick Smolan rolünde. Film büyüleyici görüntüler eşliğinde nefes kesici bir yolculuğu anlatırken; genç bir kadının meydan okuyuşuyla feminizmden, hikâyenin geçtiği coğrafya nedeniyle sömürgeciliğe kadar pek çok temaya da değiniyor. Yönetmen John Curran, New York’tan Avustralya’ya yerleştiği dönemde, 80’li yıllarda keşfetmiş Robyn Davidson’ın kitabını. Genç kadının bir anlamda kendisini de keşfetmek için yaptığı bu yolculuğu, kendi yolculuğuna çok yakın bulan Curran, yıllar sonra bu uyarlamayı yapmaktan büyük heyecan duymuş.

Ceptelefonlarımın Evrim Süreci - mim



Eskiden buralar hep mim`di. Şimdi pek kalmadı böyle bloggerlar.
En son ne zaman bir mim konusu yazdığımı bile hatırlamıyorken sağolsun Fenerbahçeli dostum Serdar7 bana "ilk telefonum ve şimdiye kadar kullandığım telefonlar" konulu mim göndermiş. Göndereli de bayağı zaman geçti, ancak fırsat bulabildim, kusura bakma Serdar.

Anten mi? O da ne!

Efendim bundan çok çok çok uzun zaman önce, antensiz telefonların henüz yeni icad olduğu dönemlerde, sevgili babacığıma yalvar yakar, zar zor, ısrar kıyamet ama tek bir damla göz yaşı dökmeden aldırdığım gri bir 3210`la mobil dünyasına adım atmış bulundum. Dostlar dostlar, Nokia 5110`ların Ericson 628`lerin havada bile uçuşamadığı, zar zor ceplere konduğu bir dönemde 3210 demek iphone 6 gibi bir değerdeydi, düşünün siz bendeki fiyakayı, gençlik, ergenlik adına ne derseniz işte :)

Duvarda son bulan kısa bir yaşam

Nokia 3210`la olan maceram uzun bir süre devam etti, o dönem biraz muallakta, 99 depremi, 2000 yılında Eskişehir`e taşınmamız derken uzun bir süre kullandığımı hatırlıyorum. Daha sonra bu telefonu babam kullanmaya başladı, bu dönemden sonra kıs bir süre yanlış hatırlamıyorsam Siemens A50 kullandım, bu telefonun ömrü çok uzun sürmedi, bir gün telefonla beraber uyuya kalmış, uyandığımda yorganı üzerimden atarken telefonda yorganla beraber duvara amele sümüğü gibi yapışmış ve bir daha hayır etmemişti, bu telefonla ilgili hatırladığım en net şey buydu.

Büyük Pişmanlık

A50`yi duvardan kazıdıktan sonra, o dönem moda olan kapaklı telefon furyasına katılıp bir ton paraya kıyıp Motorola v600 almakla sanırım telefon tarihimdeki en büyük hatayı yapmış buldum. Kapağının dışında her duruma göre ayrı renk yanan ışığı, ve gri gümüş dış görünümü beni aldatmış oldu. Çok iyi hatırlıyorum tam tamına 750tl verdim bu telefona. Sene ya 2003 ya da 2004 tü. 3 yıl boyunca kullandığım bu lanet olası telefon, garanti süresi boyunca belkide 6-7 kere tamire gitti geldi. Bir türlü hayır etmeyen bu telefon, benim için telefonlara bakış açımdaki değişikliğin miladı oldu. Bu telefondan sonra, bir daha herhangi bir telefona bu kadar çok para vermeyeceğime ve bir daha asla motorola almayacağıma dair yemin etmeme neden oldu. Ne zaman bir telefonu çok beğenecek ve bir dünya para verecek olsam çekmecemden v600`ü çıkarıp bu kara günleri hatırlıyorum. Evet evet hala çekmecemde duruyor atmadım şerefsizi.

Yarı akıllılara geçiş

V600 den sonra artık adımları daha sağlam atıyordum, havalarda yarım akıllı gibi gezip telefonlara başka bir gözle bakar oldum. Video oynatan müzik çalan telefonlara geçilen dönemde ben de LG kg200 ile adım atmış oldum. Çok ucuza aldığım fiyat performans canavarı bu telefon benim LG markaya olan güvenimi oldukça arttırdı. Nasıl ki Motorolodan lanet ettiysem, LG ye de hayran kaldım. Sayısız kafa üstü yere çakılmalar, duvardan sekmeler vs.. yaşamış olsa da çalışmaya devam etti ve babama devredene kadar oldukça iyi hizmet etti.

Akıllı telefon mu? Pek sayılmaz.

Lg kg200 den sonra artık akıllı telefonlara geçmeliyim deyip, dönemim piyasasına göre özelliklerine göre orta karar bir fiyata sahip Samsung Omnia Pro B7320 Windows Mobile 6.1 ile akıllı telefona geçtiğimi düşündüm. Sağlamlık, kullanım kolaylığı, klavyesi bakımından benim için hala süper olan bir telefon olan b7320 akıllı telefon olarak geçmesine rağmen Windows Mobile olması nedeniyle uyguluma yönünden çok zayıf olmasından ve dolayı ekstra bir özelliğini kullanamadığım için her daim yarım akıllı kalmış bir telefondur.

Gelsin artık tam akıllı telefon

Akıllı telefona geçmenin zamanı gelmiş geçiyordu bile, Motorola v600 sağolsun telefon konusunda acele kararlar vermeme hep engel olmuştur ama artık geçikmişte olsa sanırım Samsung S5830`la Android dünyasına adım atmış oldum, çalışırken ölmek için uğraşan, yavaşlıktan insanı kanser edecek potansiyeli bulunan bu lanet olası telefona sadece 2 ay tahammül edebildim.

Alemin Kralı Geliyoooorrr

S5830 beni delirtmeden hemen önce, sevdiğim marka olan LG ve internetin ve Android`in kralı Google`ın ortak projesi olan LG Nexus 4 ile hem akıllı telefon tarihimin hem de kullandığım telefonlardaki fiyat performansın zirvesine ulaşmış bulundum. Her ne kadar Android 5 sürümüne geçmemle birlikte bazı yazılımsal sıkıntılar çıkıyor olmasına rağmen, en az 1,5-2 sene daha rahatlıkla kullanabileceğim Nexus 4 telefonumdan vedalaşmak zor olacak sanırım.

Bu mimi başkasına göndermiyorum, tanıdığım bir kaç tane blogger var zaten onlar da yazmış bu konuyu, isteyen alıp alıntı dahi yapmadan kullanabilir.

Ahşap Bisiklet


Paul Timmer tarafından tasarlanan Ahşap Bisiklet, kendi adıma söyleyebilirim ki; gördüğüm en ilginç ve en güzel tasarıma sahip ahşap bisikletlerden birisi oldu.

Tek vites ve Cyclocross olarak tasarlanan bisikletin ağırlığı 11kg, zincir yerine daha dayanıklı ve hafif bir Carbon kayış kullanılmış, fren olarak da disk fren kullanılmış.

Görüntü olarak çok hoş duran bisikletin dayanıklılık ve konforu da iyi seviyededir diye düşünüyorum. Konsept tasarım olduğu için bu durum pekte önemli değil aslında.

Online Tatil Alışverişi Yapıyor musunuz?

Geçen gün internette dolaşırken ‘bonus dağıtan’ ilginç bir site ile karşılaştık. Bonusbay
Bonusbay, içerisinde hepimizin yakından tanıdığı ve sık sık online alışveriş yaptığı en iyi mağaza ve markaların bulunduğu tamamen ücretsiz bir sistem. Mağazalar bu sisteme özel indirim bonusları tanımlayıp, Bonusbay üzerinden yapacağınız her online alışverişinizde Sizlere kazanma fırsatı sunuyor. Daha da etkileyeceği olanı kazandığınız bu bonuslar da sonrasında ‘nakit para’ olarak hesabınıza yatıyor. Karlı gözüküyor değil mi?
Sizler de hemen kazanmaya başlamak için Bonusbay’e facebook kimliğinizle veya dilerseniz e-mail adresinizle de kolayca ve ücretsiz kayıt olabilir ve sonrasında da seyahat kategorisindeki Booking.com, Sun Express, Habitat, Hotels.com, eDreams gibi aradığınız tüm mağazalardan kazandıran online alışverişe başlayabilirsiniz.
Düşünün ki, Bonusbay üzerinden, Booking.com’a tıklayıp, arkadaşlarınızla daha önce planladığınız 1260 TL lik Yunanistan gezisini satın aldığınızda, %4 bonus oranı ile 51,2 TL bonusunuz anında Bonusbay hesabınızda. Çok kolay, değil mi?
Giyim kuşamdan, dekorasyona, yeme-içmeden seyahate kadar tüm online alışverişlerinizi Bonusbay üzerinden yaptığınızda da ciddi bir miktarda birikecek bonuslarınızı düşünün. Aynı zamanda, biriken paralarınızı tek bir yerde harcamanız da gerekmiyor. Nakit paranız en az 30 TL olduğunda banka hesabınıza da yatırtabiliyorsunuz.
Siz de aşağıdaki videoyu izleyerek, Bonusbay ile her alışverişinizde kazanmanın ne kadar kolay olduğunu görebilir ve bu linten ücretsiz olarak katılabilirsiniz: http://www.bonusbay.com.tr/alisveris
Mutlu Alışverişler!
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bisiklet Zincir ve Çekiş Sistemi Temizliği Nasıl Yapılır


Bisikletin çekiş sistemini temiz tutmak hem performansınızı hem de kullandığınız malzemelerin uzun ömürlü olmasını sağlar.

Peki özellikle zincir ve ruble bakımı nasıl yapılmalı?
Bisiklet konusunda her zaman önce profesyonellerin o konuyla ilgili ne yaptığına, nasıl davrandığına bakarım. Bu konuda da Omega Pharma Quick Step takımının teknisyeni Kenny Latomme`un videosuna rastladım.

Ben de aynı şekilde temizlemeye başladım bisikleti, gerçekten daha pratik oluyor.
Ruble yerine kullandığı parçanın adı "ChainGrip Tool" olarak geçiyor. Ben bu parçaya benzer plastik bir aparat yaptım, bu parçanın fotoğrafını ve işlevini bir sonraki temizlik yaptığımda videosunu çekerek sizlere aktaracağım.